18.10.2020, 07:31

Yavru Vatan'ın büyük seçimi

KKTC tarihi bir süreçten geçiyor. Bugün de KKTC'de cumhurbaşkanlığı için ikinci tur seçimi var. Bir tarafta Türkiye'nin adanın garantör devleti olduğuna delil olan Ersin Tatar var. Diğer tarafta Rumlarla birleşme arzusuyla depreşip duran, Türkiye'nin varlığını kesinlikle kabul etmeyen bir garip Mustafa Akıncı var.

Şimdi bu konuda açık konuşmakta fayda var. Daha önce burada Kıbrıs konusunda öfkeyle bir şeyler yazmış "faşist" olduğumdan "işgalci" olduğuma kadar eleştiriler almış (ben faşistmişim evet ben...) ve daha sonra "neyse" deyip geçiştirmiştim. Ama bugün tekrar bir şeyi ifade etmek istiyorum. KKTC'de ikinci tura kalan iki isim Mustafa Akıncı ve Ersin Tatar. Mustafa Akıncı mevcut cumhurbaşkanı. Kendisinin hayali Rumlarla birleşip ortak bir Kıbrıs Devleti oluşturmak. Yani 1974'ten önce olduğu gibi... Biliyorsunuz eskiden de Kıbrıs'ta Türk&Rum ortak devleti vardı ve bu devlet çatısı altında kayrılan Rumlar; EOKA çeteleri ENOSİS örgütlenmeleriyle adadaki mazlum Türk halkına katliama girişmişlerdi. Sonrası Ayşe'nin tatile çıkması ve malum son...

Şimdi o günden bugüne gelelim.

1974'te adada 400'e yakın askerimiz şehit düşmüş. 200'ün üzerinde gazimiz var. Yüzlerce Kıbrıs Türkü katledilmiş. O günden bugüne gelenler; Daha dün AKP ile el ele Yavru Vatan'da YES BE ANNEM sloganıyla Rumlarla birleşmek için ANNAN PLANI'na EVET demişlerdi. Neyse ki Rumlar bizim romatik solcularımıza güzel bir ders verip ANNAN PLANI'na HAYIR deyip birleşmenin önünü kesmişti...

Yani Rum solcuları bizim solculara kıyasla daha çok "vatan" bilincine sahiplermiş. Her neyse bugün Rumlarla yeniden ortak devlet hayali kuran Mustafa Akıncı başka neler diyor biliyor musunuz;

Türk ordusu adadan çekilsin,

Türkiye adada söz sahibi olmasın.

Ve şöyle diyor; "Barış yolunda gerekirse Rumlara toprak da verilir..." Şimdi bu körlük en fena deyimiyle bu deyyusluk; affedilebilir mi? Neymiş Türkiye; adada işgalciymiş. 1570'ten beri varlığımızın sürdüğü adada "işgalciymişiz..."

Halihazırda 80 bin Türk askerinin bulunduğu adada; Türkiye'nin gitmesini isteyen yeni nesil yarı

İngiliz vatandaşı kaymaklı kadayıf da Akıncı'yı destekliyor.

Tüm bu saçmalıklara çok şey yazmak gerekirdi ama bu durumu izah etmek herkesin mevzuyu anlaması için kafidir bence. Musa Eroğlu'nun dediği gibi;

KİME NE SÖYLEYİM, KİME NE DEYİM...

Şenol Güneş'in maaşı

Radyospor dinliyorum. Muhtemel aylık maaşı asgari ücret olan herifler Milli Takım Teknik Direktörü Şenol Güneş'in yıllık 3 buçuk milyon euro maaş almasını deliler gibi savunuyorlar. Biz de 3 bin lirayla ay sonunu getiremiyoruz deyince "az ye az iç" diyorlar. Vallahi eğitilmezsiniz.

Ya siz hayırdır?

Çiçekler, böcekler, uçan kuşlar martılar, sevgili ve yarin yanağı falan yazıyorum; "Hiç suya sabuna dokunmuyorsun böyle gazetecilik mi olur" diyorlar. Oturduğum, yaşadığım, sorumlu olduğum semtin haberlerini yazıp; söylenmeyenleri söylüyor, yazılamayanları yazıyorum; "Bu senin tarzın değil, hayırdır?" diyorlar. Hayır arkadaşlar hayır. Baba oğul - baba kız koltuklarına yerleşilen, kayınço, amca, baba torpiliyle müdürlüklerine oturulan Avcılar Belediyesi'ne hayırdır tabii. Hayırdır yani? Ya siz hayırdır?

Yorumlar (0)