“Yaz gazeteci bizim köyün yollarını da yaz” türküsüyle başlayıp, var olan sorunların yazılmasını isteyen sanatçı Sabahat Akkiraz’ların ve onca sanatçının hatta profesörün aşağılandığı, Metin Akpınar gibi sanatçıların konuştuklarında ise onların da birçok gazeteci gibi haklarında jet soruşturmalar açılıp, tutuklandığı ülkede     çalışan gazeteciler için ilan edilen 10 Ocak’tayız..
Gazeteciliğin toplatılıp, havuza koyulduğu ülkede, “Yaz gazeteci bizim köyün yollarını da yaz” diyenlerin de, yaza bilenlerin de sayısı yok denilecek kadar azaldı, “Başıma iş gelir” denildiği bir zamanda gazetecilerin gününü kutlamak ne anlam taşır bilemeyiz..
Ancak her şeye rağmen gazeteci olarak kalan ve bu yönde direnenlerin var olduğunu da ve bu ülkede onların yüzü suyu hürmeti sayesinde demokrasiyi yaşatma çabası yok değil..
Kimi gazetecinin vatan haini, kimi gerçek gazetecinin ise yazdığı için işsiz kaldığı bir ülkede ,“10 Ocak Çalışan Gazeteciler günü” nü kutlamak ne kadar zor ise bir o kadar da inadına, direnerek ve “Yaşasın demokrasi” denilerek kutlamak gerekir, gerçek gazeteciler gününü.. 
Her şeyde olduğu gibi 10 Ocak Çalışan Gazeteciler gününü de bölmek ve gölgelemek için aynı güne getirilen, “İdareciler Günü” nü de kutlarken o idarecilerin gazetecileri ne kadar sevdiğini de masaya yatırmak gerekir..
Çünkü gazeteci denildiğinde gazeteciyi korkulu rüyaları olarak algılayan bir anlayışın idarecilikte daha çok hükmü olduğu da bir gerçektir..
Halbuki toplumun olduğu gibi idarecinin de üçüncü gözü, kulağı ve dili olan gazetecinin aslında o idarecinin de başarılı olması, başında bulunduğu görevi en iyi şekilde yapması için çabalayan ve bu yönde mücadele veren bir kurumun ferdi olduğunu algılaması gerekmez mi? 
“Yaz gazeteci” yi “Yazma gazeteci” olarak değiştirmeye kalktığımızda başta idareciler olmak üzere idare ettiği yerin, kentin, ülkenin gerçek sorunlarının sümen altı edilerek, var olan sorunların daha da büyümesine ve bu sorunların toplumsal tepkilere dönüşmesine neden olacağını da ve idarecinin zorda kalacağını da bilmek gerekir..
Bu nedenle; İşini gerçek anlamda yapmaya çalışan gazeteciyi dışlanmaktansa, hain ilan edip, ötelemektense, yazdı, söyledi, konuştu diye tutuklayıp içeri atmaktansa gazetecinin varlığının başta idareciler olmak üzere tüm toplumun demokrasiyi tam anlamıyla yaşatılması demek olduğunu unutulmaması ve bilmek gerekir..
Çünkü gazeteci bugün yazıyorsa yarın da idarecinin, idare ettiği yerin ve ülkenin refahı için yazdığını da anlamak, gerçek anlamda demokrasi istemek ve savunmaktır..
10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü ve İdareciler Gününü bu anlamda kutlamakta demokrasinin bir nimetidir..
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.