24.07.2019, 21:05

Yeni Türkiye

Türkiye, S 400’leri aldı, F 35’leri ise vermiyorlar.  Şimdilik..!
Kısa zaman sonra, önceden verdiğimiz 100 adet ve üzerindeki siparişlerimiz için "gelin anlaşmayı güncelleyin, veriyoruz" diyecekler.
Bir çok husus bir yana, F 35’lerin yapımında küçümsenemeyecek imalat ortağı olan Türkiye’yi sadece bu özelliği nedeniyle bile dışlayamazlar.
Diğer devasa konuları açmaya gerek yok bile.
Ortadoğu planları, Akdeniz sorunları ABD’den önce bizim konunuz, bizim sorunumuzdur. ABD, buralarda bulunsa da, bulunmasa da Türkiye’nin işin merkezinde olduğunu pekala biliyor.
Çıkarlarını korumak için, AB ile mücadelesinde Türkiye’siz bir başarı elde etmesi neredeyse imkansızdır.
Türkiye’nin ve başta sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın kararlı tutumunu nihayet kavradılar!
Bütün bunlarla birlikte ABD’nin son zamanlardaki davranışları, 50 – 60 yıllık stratejik ortağına karşı yavaş yavaş farklı bir proje, farklı bir strateji uygulamaya başladığını gösteriyor.
Öteden beri devam eden stratejisini temelden ve bir anda değiştirmese bile, geleceğe yayarak farklı bir kulvara taşımakta olduğu anlaşılıyor.
Bunda etkin olan gücün Trump değil; Siyonist ABD Kongresi’nin olduğunu dikkatli takipçiler kolayca anlayabilirler.
Bu arada düşündüğümüz şey; bugünkü iktidarın yerinde başkaları olsaydı, acaba bu denli şahsiyetli dış politika ve kararlı tutum sergileyebilir miydik? konusudur.
Bu bakımdan ne kadar onurlansak ve övünsek yine de azdır.
Görüyor ve anlıyoruz ki, gerçekten eski Türkiye yok, bambaşka bir Türkiye var artık!
Daha şimdiden Trump, "Türkiye’ye yaptırımları göz önünde bulundurmuyorum" dedi ve öbür ABD’ye cevap verdi. Yani, siyonistlere "pabuç aslında pahalı, sizin sandığınız gibi değil, kendinize gelin" şeklinde çıkış yapmış oldu.
Türkiye, ABD’nin, bizim coğrafyamızdaki tüm hesap ve planlarının ortak paydasıdır.
ABD’nin, Türkiye’yi tehdit edebileceği tek bir konu var. O da; FETÖ terör örgütünü, PYD’yi, PKK’yı içerde ve dışarda aleyhimizde kullanmaya devam edeceği hususudur.
Terör örgütlerinin hala etkin olabilecek bir yapıları/güçleri kaldıysa tabi.
Bize düşen; ülkede nahoş olayların çıkmaması için çok dikkatli olmamız, muhtemel provokasyonlar karşısında uyanık olmak ve akıllı davranmaktır.
Çünkü; tecrube ile sabittir ki, her atılımımızdan ve dik duruşumuzdan sonra, geçmişte ülkemizde istenmedik olaylar cereyen edebilmiştir.
Bunun dışında, ekonomik, siyasi vb. baskıları değil anormal şartlarda; normal şartlarda dahi zaten yapacaktır.
İçerden, dışardan gelebilecek tahriklere kapılmadan, devletimiz ve milletimizin bekası için birliğimizi korumalıyız.
Selam ve sevgi ile.

Yorumlar (0)