Dünyadaki olaylara baktığımız zaman hep hüzün veren acı, göz yaşı ve kanla dolu manzaralardan başka birşey görmüyoruz. Gelecek adına ümidimiz ve şevkimiz kırılıyor. Ferahlama amacıyla dönüp kendi içimize, Türkiye ve insanımızın durumuna sarf-ı nazar edince gördüğümüz; dünyadakinden farklı değil.
**
On yılını dolduran "Arap Baharı" bağlamındaki Suriye katliamı en kritik, belki de final sayılacak olan İDLİB safhasına dayandı. Kana doymayan Amerika ve kuyruğuna takılan Batılıların yakıp yıktıkları bölgenin İdlib bölümünde, Rusya ve İran menfaat sağlamak için öne geçip hakimiyet kurdular. Yakıp yıkıyorlar, vurup öldürüyorlar. Bütün bunları ABD' den onaysız bir şekilde yaptıklarına inanmıyorum. 4 milyon insanın ne olacağı şimdilik bilinmiyor. ABD ve AB sırf göçmen almamak için 10 bin kişilik ordu kuruyor. Bu arada mazlumların eli ayağı olacak TÜRKİYE ise; bir katliam çıkmaması için bütün gücünü kullanıyor. Zaten böyle bir katliam dünyanın kıyameti, üçüncü dünya savaşı olur. Bu savaş örtülü ve lokal olarak çoktan     başladı.
**
Bütün bunlar yanında Türkiye bir yandan da "hormonlu Dolar Krizi" ile mücadele halinde... Hormonlu diyorum, zira; uzun yıllar üretim yapmayan bir ekonominin duvara çarpması kaçınılmazdı ve öyle de oldu. Krizin yüzde ellisi ABD'nin saldırısıdır 'evet'  ama; diğer yarısı da üretim yapmama eksikliğindendir. Yani, bağcının da kabahati var.
**
Bu Ülkede çok hain var ! Doların belli bir oranda olumsuz etkilediği piyasalar ve ürünler elbette zam görecekti. Ancak, öyle kötü niyetli piyasa spekülatörleri türedi ki; hiç sıkılmadan, yüzleri kızarmadan özellikle de temel gıda maddelerine yüzde 50-70 oranında zam yaptılar. Sözde denetim var, fakat geciken adalet, adalet olmayıp zulüm olduğu gibi; yetersiz denetimden de halk zulüm görüyor. Dolar fırsatçılarını, sadece dolar alanlar veya satanlar olarak düşünmeyiniz.
**
Her yerde ve her anlanda birbirine zulmetmek için fırsat kollayan, bu fırsatı bulduğu zaman acımasızca kardeşine, vatandaşına karşı ihaneti marifet sayan kişiliksiz, ahlaksız namertler görüyoruz.
**
Bir ülkenin kurum ve kuruluşlarında, sivil toplum teşkilatlarında, partilerinde, eğer bu millet ve toplum düşmanlarından sıkça bahsediliyorsa; bilinmeli ki durum vahimdir. Türkiye, işte bu olguyu     yaşıyor.
**
Siz, ne kadar iyi olursanız olun; kötü insanların topluma vermeleri olası zararları önlemek şöyle dursun; bu ahlaksızlar arasında barınamazsınız bile.
**
Onlar, söz ve kader birliği etmişçesine sizin iyi düşüncelerinizi, topluma faydalı davranışlarınızı hep bir ağızdan "tü kaka" ilan edecek, halkı kendi taraflarına çekip, sizi hem düşman ilan edecek hem de yalnız bırakacaklardır. "Hani, nerede bunlar, gösterir misin?" derseniz; toplumdaki mağdur ve mağduriyetlerin çoğunun faili olduklarını hatırlatmak isterim.
**
Böyle sıkıntılar içinde İsla Alemi, Hicri 1440. yıla girdi. Hayırlı bir yıl olmasını dilerim... Selam ve sevgi ile. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.