16.01.2019, 19:58

Yerel seçimlere doğru unutulan projeler

Salı günleri yapılan grup toplantılarını yapan partiler izlerken ülkenin 3. büyük partisinin gerçekleştirdiği grup toplantısını vermeyen meclis tv ve diğer medya gruplarının sakladığı onca sorun gibi yerel seçimlerin arka planı da verilmek istenmiyor.
Evet yerel seçimlerde kimlerin aday olduğunu, hangi partinin kimi aday gösterdiğini uzun uzun anlatan medya ve basın gibi sağdan, soldan topladıkları kişilerle doldurdukları grup toplantılarında konuşan liderlerde aday gösterdikleri kişilerin seçilmeleri halinde ne yapacakları, nasıl projeleri olduğundan bahsetme zahmetinde bulunmuyorlar.
İnsanın yanı sıra bölgelerin de ki başı boş hayvanların yani kısacası tüm canlılara nasıl bir hizmet verecekleri çokta belli olmayan adayların projelerini açıklama gereğini duymadıkları bir süreçte gittiğimiz yerel seçimlerin insanlara olduğu gibi bu ülkeye ne katkısı olacak diye soran bir seçmende yok..
70 yaşına dayanmış hatta geçmiş insanları dünyanın en büyük metropolu olan İstanbul'a ve onun kadar önemli şehirlere aday gösterenlerin yanı sıra o adayları kabul eden seçmenin olduğu bir ülkede adım adım yaklaşan yerel seçimlerin yarattığı gerginlik ise sanki savaşa gider bir seçimmiş gibi olması da diğer düşündürücü bir durumdur.
Halbuki demokrasinin gereği olan yerel parlamentonun genel parlamentodan daha önemli olduğunu anlaması, anlatması gereken bir toplum ve önderlerinin olması gereken bir anlayışın yerleşmesi için bir çaba göstermediklerini de görmekteyiz.

Suriye'de güvenli bölge...
Daha önce Irak'ta gerçekleşen ve Kurdistan kelimesinin ilk kez resmi olarak kabul edildiği güvenli bölge konusu şimdi de Suriye toprakları için konuşulmaya başlandı.
Amerika'nın ve onun Ortadoğu ortaklarının bölgede ki amaçlarını direk olmaza da twit ve diğer mesajlarla ortaya koyduğu şu günlerde ülkeyi idare edenlerinde 'Biz daha önce söylemiştik' diyerek teyit ettikleri güvenli bölge bugün olmazsa da yarın gerçekleşeceğe benziyor gibi.
Güvenli bölge derken hava uçuşunun yani savaş uçaklarının girmediği, yasak olduğu bölge olduğunu anlamayanların bu bölgeninde Irak'ta ki bölge gibi özerk olacağında anlamıyor gibiler..
Ve kabul etseniz de etmeseniz de bölge de yeni bir güvenlik bölgesi ile bölgede yaşayan insanların kendi meclislerinde kendi idarelerini hemde dünyanın kabul ettiği resmi bir alan olacağını da bilmek gerekir. Ve buna yardımcı olanında el değil kendimiz yani iktidar olacağını da not edelim..
Çünkü, 'Suriye'ye bir kaç güne giriyoruz' diyenler 'Kürtlere yapılacak olan bir saldırı karşılığında en sert ekonomik bedelleri öder' cevabını alırlarken istedikleri güvenli bölgenin o istedikleri yani kendilerinin idare ettiği bölge olmayacağını anlamış gibi olsalar da artık önüne geçemeyecek hale düştüklerini de anlamışlarsa da, Gaziantep Nüfus Müdürlüğü vasıtasıyla verdikleri kimliklerle bölge deki oluşumları kabul etmek zorunda bırakıldıklarını da anlamak istemeseler de o bölgede ki insanların yok sayılamayacağını anlamış gibiler..
Hepimiz bir yerimiz ağrıdığında, canımız yandığında ya da yaralandığımızda soluğu hastanede alırız. Şayet vücudumuz sinyal vermiyorsa hepimiz kendimizin iyi olduğunu düşünür hastanede değilsek ya da hastanelik bir durumumuz yoksa soranlara da ‘İyiyim’ der geçeriz.

Yorumlar (0)