05.05.2021, 05:56

Yetiştirme yurdundan holding patronluğuna “Bozkırın ağıdını yazan adam: Nevzat Sıkık

Her gün neredeyse bir köy dolusu insanı toprağa verdiğimiz şu salgın günlerinin belki de tek olumlu yanı, bizleri kendimizle yüzleştirmesi olmuştur.

Ben kendi adıma şu bir yıl içerisinde kendimi de çevremde gelişen olayları da yaşanan ilişkileri de çok sorguladım.

Yaşamımız boyunca bizlerde derin izler bırakan olaylar ve kişiler vardır.

Olayları bir başka zaman, belki de bir roman tadında paylaşacağım sizlerle.

Ancak yaşamımda ben de en çok iz bırakan, hakkı olan kimdir? Sorusunu çok sordum kendime ve sonunda Yetiştirme yurdunda büyüyen, çok sevdiği öğretmenliği bırakıp iş yaşamına atılarak on binlerce insana aş ve iş imkanı sağlayan, yaşamının en verimli çağında, genç yaşta yitirdiğimiz Nevzat Sıkık’ ta karar kıldım.

Bana sevgisini pek gösterme fırsatı bulamamış olsa da ben babamı da çok sevmiştim. Onun da beni ve diğer çocuklarını çok sevdiğimi biliyordum elbet.

Ancak onunla çok fazla anım, yaşanmışlıklarım yoktu desem yeridir. Onu da bir başka yazımda uzunca anlatmaya çalışacağım.

Çuvalda bir mızrak gibi, Yılkıda kısrak gibi, Delişmen ırmak gibi yaşamak” isterdi.

Hep mücadele ve yoğun bir iş temposuyla ancak 55 yılı sığdırdığı ömründe istese de böyle yaşayamadı ama o “Bazen aldanarak, bazen şaşarak/Bazen düşerek, bazen koşarak/Ama her olaydan insan çıkarak” yaşamasını bildi.

Çok çalışkan, ileri görüşlü, vizyoner biri olmanın ötesinde Nevzat Sıkık, birlikte çalıştığı herkesin diliyle Nevzat Hoca; tam anlamıyla bir halk insanıydı.

En büyük özelliği bence paylaşımcı olmasıydı. O yüzdendir ki yaşamı boyunca organizasyon özelliği öne çıkan, insan örgütleme sanatı diyebileceğimiz aktif pazarlamayı hep önemsedi ve önde tuttu.

Çok iyi bir sanayici de olabilirdi, bir dolu üretim tesisi de kurdu, döneminin en modern eğitim kurumunu da açtı ama onun için vazgeçilmez olan pazarlama organizasyonuydu.

Çünkü pazarlama organizasyonunun hamurunda insan vardı ve o, insanları üretim içerisinde eğiterek onlara liderlik yapmak istiyordu.

Bir dönem Milletvekili adaylığına ve Büyükşehir belediye Başkanlığına soyunmasının arka planında da bu anlayış vardır.

Birlikte çalıştığımız yıllarda benimle paylaştığı o kadar çok anısı ve benimle mezara gidecek o kadar çok sırrı vardır ki, tüm bunların hatırasına duyduğum saygı, ona olan sevgimden çok daha fazladır.

Yaşadığı süre içerisinde o kadar çok insan o kadar çok dost biriktirdi ki, her birinin onunla ilgili söyleyeceği iki satır bir şeyler yazmaya kalksak, ciltler dolusu kitap olur.

İnsanların özel yaşamına dokunmadan, aklımda kaldığı, dilimin döndüğü, gücümün yettiğince Nevzat Sıkık’ı yazmaya çalışacağım.

Çok duygusal biriydi Nevzat Hoca.

Müthiş bir insan sevgisi vardı ama insanların emeğine duyduğu saygı her zaman bu sevginin önüne geçerdi.

Kimi zaman özellikle de işle ilgili olarak çabuk sinirlenir ama çok çabuk yatışır ve kalbini kırdığı insanların yeniden gönlünü almaya çalışırdı.

O yüzden ona kırılmak gerçekten çok zordu.

Başta da dediğim gibi on binlerce insan onun sayesinde iş ve ekmek sahibi oldu.

Bilerek kimseye borçlu kalmamıştır ama hepimizin ona minnet borcumuz var.

İşte bu minnet borcunu, onu yaşatacak bir kitapla ödeyelim istiyorum.

Ben bir başlangıç yapıyorum, bir ortak üretim olsun istiyorum.

Üzerinden çok uzun yıllar geçti.

Elinde bilgi, belge olan, onunla bir anısı, paylaşmak istediği bir olay, kısacası söyleyecek sözü olan herkesi bu çalışmaya destek vermeye çağırıyorum.

Ailesinin de bu konuda bir çalışması olduğunu biliyorum.

Onların da izniyle Nevzat Sıkık’ı gelecek kuşaklara aktaracak yazılı bir kaynağa ihtiyaç olduğuna inanan; özellikle de Gönen Çelik Pazarlama Organizasyonunda ve diğer Gönen Şirketlerinde görev yapmış dostlardan katkılarını bekliyorum.

O da okumayı, yazmayı çok severdi.

İnanıyorum böyle bir kitabı fazlasıyla hak ediyor.

Ölümünden bir ay önce bir Adana seyahatimde, kendisi de Gürün’den dönüyormuş. Israrla fabrikaya çağırdı ve son kez sohbet etme imkanımız oldu.

Artık çok yoruldum, ancak okumak ve yazmak dindiriyor yorgunluğumu” demişti.

Ne yazık, çok sevdiği yaşam ona daha fazla yazabilme fırsatı tanımadı.

On yıl önce bu günlerde yitirdiğimiz, yaşamını halkına hizmete adamış yüce gönüllü insan Nevzat Sıkık’ı bir kez daha rahmetle ve özlemle anıyorum.

Yorumlar (0)