04.05.2021, 06:03

Yoğun gündemin kargaşası

Ülkenin gidişatı o kadar hızlı, akışkan ve bir o kadar da çabuk değişiyor ki, benim gibi “Bugün ne oldu ?” diye uyananlar vardır eminim aranızda. Kimilerimiz bu yoğun tempodan uzaklaşmak isterken bir çoğumuz da ülke gündemini kaçırmamak için takip ediyoruz mecburen. Arka arkaya gelen olumsuz haberlerin etkisiyle hepimiz demoralize oluyoruz. Öncelikli gündemimizin üst sıralarını hala salgınla mücadele teşkil etmekte. Aşıda yaşanan belirsizlikler de gündemin sıcak başlıklarından elbette. Yeni gelişmeler birbirini kovalamaya devam ediyor. Kripto para vurgunu ülkemizin gündemine bomba etkisiyle düşerken,Joe Biden’ın 1915 olaylarını sözde soykırım olarak nitelendirmesi ise dünya gündemine oturdu. Amerikan tarihinde ilk kez bir başkanın, bu çirkin söylemi alenen dile getirmesi hepimizin sinirlerini bozup bamteline dokundu. Ekonomik sıkıntılar, ruhsal çöküntüler derken yoğun bir gündemi geride bıraktık ancak yankıları devam ediyor. Kısmi kapanmanın bitmesine günler kalmıştı ki tam kapanma kararı alındı. Bu karardan bazı meslek grupları muaf tutulurken yine de halkın yüzde 61'i çalışıyor olacak. Bunların çoğunluğunu özel sektörde ki işçiler oluşturuyor. Toplu taşımalar yüzde 50 kapasite ile hizmet verebilecekler. Bana göre bu karar tam kapanma anlamını taşımamaktadır.

Geride bıraktığımız günlerde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı evlerimizde kutlamak zorunda kaldık. Balkonlardan bayraklarımızla eşlik ettiğimiz o özel günde, bir çok ilde belediyeler aracılığıyla konvoylar oluşturuldu ve marşlarla bu anlamlı günün coşkusu, çocuklar için bir takım etkinlikler yapılarak devam etti. Şimdi ise yine Ramazan Bayramı’na yaklaşıyoruz ve yine ailelerimizden, büyüklerimizden, sevdiklerimize ayrı geçecek olan buruk bir bayram daha bizlerin bekliyor... Tam kapanma kararı ile bir çok insan tatil bölgelerine akın ederken bir kısmı da memleketlerine doğru yola çıktılar.Mega kentte oluşan trafikte ki uzun kuyruklar yoğunluğun göstergesi idi adeta. Otogarlarda ek seferler, hava alanlarında ki insan seli, tükenmiş olan biletler ve o biletleri neredeyse iki katına satan fırsatçılar da devredeydi yine. Tabi burada bir şeye dikkatinizi çekmek isterim ki sadece kapanma sebebi lle değil, salgın nedeniyle iş yerleri kapanmış esnaf ve geçim sıkıntısı yaşayan insanlarda vardı ailelerinin yanına dönen. Yüz yüze eğitime ara verilmesi ve kapanma sürecinde gerçekleşmesi gereken sınavların iptal edilmesi ile eğitim de durağan köşesine çekilmiş oldu.Her ne kadar geç kalınmış olsa da tam kapanma yerinde ve doğru bir karar. Ancak işin tuhafı devletten bu sürede zarara uğrayıp maddi kayıp yaşayacak esnafa ya da diğer kesimlere destek verilmeyecek olmasıydı. Birçok insanı kaygılandıran bu durum bir çok kişi tarafından fazlasıyla tepki aldı ve özellikle bu sürede kapalı kalacak esnaflar için tam bir hayal kırıklığı yarattı. Yaklaşık bir ay kapalı kalacak işletme sahipleri kira ve faturalarını ödemek zorundalar maalesef.

Üstüne birde IMF’den yapılan açıklama eklenince tuz biber oldu gündeme.Salgın döneminde halkına en az yardım yapan ülkeler sıralamasında yerimizi aldık. Her ne kadar uluslararası kurumların açıklamalarını dikkate almasa da bazı kesimler, halkımızın motivasyonu açısından can sıkıcı bir açıklamaydı bu. Maddi çöküşlerin yaşandığı bu dönemde, halkımızda sitem etti haklı olarak. Bayram telaşı ile birlikte ucuz ekmek, ucuz et derken uzun kuyruklar oluştu marketlerin ve ekmek büfelerinin önünde...

Kanaatimce yanlış olan bir konu daha vardı ki onu nasıl göz ardı ettiler şaşırdım doğrusu. Trafikte yaşanan yoğunluk herkes gibi benide hayrete düşürdü.Şehirler arası yollardaki uzun kuyruklar pes dedirtti. Yetkililer neden il dışına çıkışa müsaade ettiler? Herkesin bulunduğu ilde kalması virüsün yayılmaması adına daha doğru bir karar olurdu diye düşünüyorum.

Tatil bölgelerinden tutun da köylere dahi gidildi.Diyelim ki şahsi araçları ile seyahat edenler bir şekilde korudu kendilerini. Ya otobüs, uçak ve diğerleri ile yolculuk edenler? Biliyorsunuz yüzde 50 kapasite ile hizmet vereceklerdi ki bu bile bana göre fazla.Çünkü hala pandemi kontrol altına alınmış durumda değil ve yoğun bakım hasta sayıları yükselişe devam ediyor.Vaka sayılarında ki düşüşün ise azalan test sayılarında kaynaklandığını tahmin ediyorum. Tam kapanma derken kapıyı aralık bıraktılar ve bunun farkında değiller.Yalnızca virüsü tanışmaya yardımcı oldular hepsi bu... İlerleyen günlerde bunun tabloya yansıması nasıl olacak hep birlikte göreceğiz.

İstanbul’da İBB tarafından işletilen Halk ekmek büfelerinin yasaklanması üzerine kuyrukta bekleyen insanlardan yükselen feryatlar içimizi acıttı. Bir ekmeğin siyaseti seni-beni olur mu? Oluyormuş demek ki... Kilometrelerce uzaktan gelip evine bir tane fazla ekmek götürmek için bekleyen uzun kuyruklarda saatlerce bekleyen insanların ne suçu var ki soruyorum sizlere? Bu ülkenin patronları vergisini ödeyen bu devleti ayakta tutan bu halk,yani bizler değil mi ki bir ekmek çok görülüp o büfelerin başında nöbet tutuluyor. Salgının getirdiği yükle boğuşan halka bu yapılan reva görülen bu mudur yani...”Düşün artık yakamızdan,ne istiyorsunuz bizden” diye bağıran kadıncağızın bağırışları halen kulaklarımı tırmalıyor. Cennet vatanımın her köşesinden bir ses yükseliyor günlerdir. Pandemi bahane edilerek Kod-29 işaret eden işverenlerin işten çıkarttığı işçiler, günlerdir haklarını alabilmek için eylem yapıyor, seslerini duyurmak bağırmaya devam ediyorlar. Her yaşanan olayda olan yine halka oluyor ya işte o çok üzücü. Oysa seçilmişleri de seçen bizleriz, bizler sayesinde o makamları meşgul ediyorlar. Refah ve huzur içinde yaşamak istemek bu ülkenin her vatandaşının hakkı. Zira bizleri temsilen o makamlardalar. Değişen gündemin kargaşasından kurtulup biran önce rutin hayatımıza kavuşmayı ve sağlıklı günlere dönmeyi ümit ediyorum. Fakat umudum bir ilkokul öğrencisinin kağıda en büyük hayalinin “Babamın ne olur işi olsun, borçları bitsin” demesi kadar masum ve içtenlik dolu.Saygılar, hürmetler.

Yorumlar (1)
Semih 7 gün önce
Devamını bekliyoruz Zeynep Hanım.