25.01.2022, 05:44

Zirvedeyken bırakma erdemi…

Dün yine iki önemli ismi kaybettik.

İstanbul’da aynı dönemde belediye başkanlığı yapan iki isim.

Birisi SHP’den 1989-1994 Şişli Belediye Başkanı olmuş Fatma Girik.

Diğeri 1992-1994 ANAP’tan Avcılar Belediye Başkanı olmuş Tahsin Salihoğlu.

*

Her iki isminde ortak özellikleri vardı.

Fatma Girik başarılı sanat çalışmalarından sonra riske girerek siyasete atılmıştı.

1940 doğumlu Fatma Girik aslında yaşamının en verimli yılları olan 50’li yıllarda belediye başkanlığı yaptı.

Hele hele Şişli gibi rant baronlarının cirit attığı bir dönemde adı şaibeye karışmadan koltuğu devreden ender siyasilerden oldu.

*

Fatma Girik daha sonraki yıllarda verdiği bir röportajda belediye başkanlığını severek yaptığını ve belediye başkanlığı görevinin kadına yakıştığını dile getirerek şunları belirtiyordu: "Koca koca dosyalar imza için önüme getiriliyordu. Yığınla dosyalar geliyordu. Ben de çağırıyordum belediyenin avukatını soruyordum, 'İmza atarsak ne olur, atmazsak ne olur?' diye. İki nüsha evrakların bir nüshasını imzalayıp, diğer nüshasını ise saklıyordum. Bir konu oluyordu çağırıyordum daire başkanlarını 'Nedir bu?' diye, onlar da 'Efendim siz daha iyi bilirsiniz' diyorlardı. En nihayetinde dedim ki 'Ben bilirsem her şeyi siz ne işe yarıyorsunuz?"

*

Şişli daha sonra Türkiye gündemine nasıl geldi hepimizin malumu.

Tıpkı Fatma Girik örneği gibi Avcılar’ın 1992-1999 yılları arasında Belediye Başkanı olan Tahsin Salihoğlu’da tam zirve denilecek yaşta ve konumdayken aday olmadı.

Ailem ile zaman geçirmem gerek dedi siyaseti bıraktı.

1999 yılından bu güne inzivaya çekildi.

Çok sevdiği eşi Evliya hanım rahatsızdı, onun yanında kalmak istedi.

Ne yazık ki eşini erken kaybetti.

Sonra kendisi de rahatsızlandı.

Hafıza kaybı yaşıyordu.

Sağlıklı bir hayatı olamadı.

Kim bilir belki siyasete devam edip vücudunu yorsaydı böyle bir rahatsızlığı olmayabilirdi.

*

Barış Manço Kültür Merkezi ve Atatürk Ev gibi çok önemli hizmetleri o başlattı sonradan belediye başkanı olan Mustafa Değirmenci bu hizmetleri yarım bırakmayarak önemli bir vefa gösterdi.

Tahsin Salihoğlu Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği (BTTDD) genel başkanlığı yaparak da önemli işlere imza attı.

1989 yıllarında Yunanistan’da Türklere yapılan saldırıları ülke gündemine taşıdı.

Fener Rum Patrikhanesinin önünde ilk defa eylem yapan kişi oldu.

Batı Trakya Türklerinin uğradığı zulüm ve haksızlığı tüm dünyaya duyurmada önemli etken oldu.

*

Hani koltuk uğruna, rant uğruna, hırs uğruna hem kendi yaşantılarını zehir zindan edenler.

Hem çevrelerine, ülkelerine, insanlara, doğaya, tüm canlılara zarar verenler.

Bir birinin ayağını kaydırmaya çalışanlar.

Birbirini karalayanlar.

Rekabet uğruna, kazanmak uğruna yapılan her şeyi mubah görenler.

Bunlar varya bunlar.

Ne olacak bunları  hali?

Ve ne olacak bu gibilere destek verenlere?

Azıcık akıl ve mantık kullansalar bilmiyorlar mı ki bu dünyada baki kalan hoş bir sedadır.

*

Bakın daha 1526 yılında söylemiş Bâki.

Sevgilinin siyah saçları, hüma kuşunun kanadının talih bağışlayan gölgesi imiş.

Onun için o güzellik ülkesinin sultanı imiş.

Bir secde etmekle güneş gibi güzel yüzü altına dönüştü

Sevgilinin çevresinin toprağı nasıl bir kimya imiş

Yüksek sesini bu aleme Davut gibi sal

Çünkü bu gök kubbede baki kalan ancak hoş bir seda imiş.

*

Zirvede bırakma erdemini herkes gösteremez ki.

Ne diyelim?

Tek tesellimiz şu ki; aslında insanlık her şeyin farkında.

Farkında olanlar işin bilincinde.

Olmayanlara ise söyleyecek bir şey yok.

Yok onlarında diğerlerinden farkı…

Yorumlar (0)