Sevgili Okurlarımız, Haberleştiğim doğa dostu kardeşlerim kumsalda nöbette olduklarını söylediler. Ak Deniz sahillerini pek gezmediyseniz o güzellerin denize koşmasına şahit olmamışsınızdır. Konumuz 95 milyon yıldır dünyamızı süsleyen deniz kaplumbağaları. Ataları dinozorların olduğu çağlarda, karadan denize geçmiş kara kaplumbağalarıdır. Fosil kayıtlarına bakarsanız 230 milyon yıl öncesine kadar uzanıyor. Milyonlarca yıl süren bu evrim sonucunda ayakları bir palet biçimine dönüşmüş, vücutları yassılaşarak daha iyi yüzebilecekleri bir biçim almış. Dünyada 7 türü var, ikisi türü Türkiye'de Akdeniz sahillerinde yaşıyor. Bu iki türden biri deniz kaplumbağası da denilen "caretta caretta" ikincisi yeşil deniz kaplumbağası denilen "chelonia mydas" bunların soyu tükenme tehlikesinde. Bunlar Akdeniz sahillerinde Muğla, Ekincikten Hatay Samandağ'a kadar kumsallarda yaşıyorlar. Ak Denizde dişi sayısı 500 kadar kalmış. Ak Deniz Çevre Örgütleri ellerinden geldiği kadar korumaya çalışıyorlar. Muğla'nın Dalyan İlçesinde İztuzu Kumsalında her yıl mayıs ayından itibaren geceleri, doğanın muhteşem gösterilerinden biri tekrarlanıyor. Onlarca deniz kaplumbağası, binlerce kilometre yol kat edip doğdukları ve asla unutmadıkları bu kumsala yeniden merhaba diyorlar. Bu barışçıl ve nazik deniz devleri, yakamozların içinden çıkıp yıldızların ışıltısı altında yüzgeçleri ile kumsalda güçlükle ilerliyor ve uygun bir yerde yine yüzgeçleriyle kumda 1-1.5 m çapında 40-50 cm derinliğinde açtıkları çukura 100 civarında yumurta bırakıyor yine denize dönüyorlar. 2 ay sonra bu yumurtalar çatlıyor. İlginç olan yumurtaların aynı zamanda çatlaması. Yumurtalarından çıkan yavrular yuvalarından çıkmak için günlerce uğraşıyorlar ancak yeryüzüne ulaşsalar bile gece karanlığını bekliyorlar. Boyları 5-10 cm olan yavruların çıkış anını bilen yırtıcı kuşlar, çakallar ve tilkiler yuva başında onları bekliyor. Denize ulaşmaları da tehlikeyi bitirmiyor. Balıklar, yengeçler de onları bekliyor. Hepsinden kurtuldular mı Türkiye'de yaşayanların boyları120-130 cm ye kadar çıkıyor. En büyük tehlike insanlar. Denize karışan fabrika atıkları, yumurtladıkları kumsalların turizme açılması, kıyılardaki plansız ve hızlı yapılaşma, belediyelerin her türlü plan ve bilimsel görüşten yoksun imar faaliyetleri ve diğer insan faaliyetleri. Bu insanlar 1952-65 yılları arasında sadece Mersin kıyılarında 15000 deniz kaplumbağasını yakalayıp Avrupa'ya göndermişler. Bu yırtıcı kuşların, tilkilerin çakalları ve İnsan tipindeki çakalların elinde deniz kaplumbağalarını kurtarmak için Türkiye'de 1973 yılında deniz kaplumbağası avcılığı yasaklanmış. Öyle ki, 1965 sonrası sayıları hızla azalınca, deniz kaplumbağası avcılığı, Adana kıyılarına, Seyhan ve Ceyhan nehirlerinin döküldüğü bölgeye kaymış. O yıllarda bu bölgede, mayıs ayında bir günde 100 deniz kaplumbağası avlandığı ve büyük çoğunluğunun yeşil deniz kaplumbağası olduğu kayıtlara geçmiş. Şimdi tüm Ak Denizde çevreciler bu hayvanların kumdan çıkıp denize varana kadar nöbetini tutuyorlar. Oralara yaz için giden ve orada yaşayanlar için; Kumsalda araba sürmeyin, geceleri mümkünse kumsalda gezinmeyin ateş yakmayın, kumsaldan 1 millik deniz sahası içinde sürat motoru kullanmayın, denize asla poşet, naylon torba, pet şişe atmayın. Evcil hayvanlarınızın kumsalda başıboş dolaşmasına ve kumu kazmasına izin vermeyin. Bırakın 95 milyon yıldır yaşayan bu güzel hayvanlar yaşamalarına devam etsinler. Sağlıklı kalmanız dileklerimle.

DİKKATİNİZİ ÇEKEBİLİR

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.