Beylikdüzü'nde AK Parti Adayı Mustafa Necati Işık'ın proje tanıtımında kendisine operasyon mu çekildi? İhanet mi edildi?
Önce şunun altını çizeyim ortada ne ihanet var ne de operasyon var.
Sadece iş bilmemezlik var.
Nedenini aşağıda anlatacağım.
Bir toplantıya iki saat gecikilir mi?
Bizim Beylikdüzü Vakfı'nın 4. kuruluş yıldönümü nedeniyle gerçekleştirdiği kahvaltıya AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım saat 10.30'da katılacaktı.
Sabah 10.30 olmadan üç salonda ağzına kadar dolmuş. 3 bin kişinin geleceği düşünelen kahvaltıya 5 bine yakın insan katılmış. 
İnsanlar yer bulamadığı için salonu terk etmişlerdi. Hem de kızgınlıkla...
Beklenenden fazla insanın katılımından ve işletmenin yetersiz personelinden dolayı aksama yaşandı.
Yıldırım kahvaltılı toplantıya, 2 saat 15 dakika geç katıldı ve salona 12.45'de geldi.
****
Bir kahvaltılı toplantıda, insanları bir saatten fazla salonda tutmanın oldukça zor olduğu bir organizasyonda 2 saati geçen bir gecikmeyle toplantı başlayabilmiş.
Ve salona giren Yıldırım'ın vatandaşlarla buluşması ise güvenlik çemberinden dolayı gerçekleştirilemiyor.
Resmen vatandaş, Yıldırım'ın etrafından sertlikle uzaklaştırılıyor.
İnanın 1. derecede ki güvenlik koruması duvarı Yıldırım'a zarar veriyor. 
****
Aynı şeyi saat 16.30'da katılması gereken proje toplantısına da iki saatlik bir gecikmeyle katılmışsınız.
Yıldırım salona gelmeden önce milletvekillerine söz hakkı vermişsiniz.
Salona gelir gelmez Yıldırım'ı kürseye çıkarmışsınız.
İşte zurnanın zırt dediği yer burasıdır.
Kardeşim bu toplantı, Yıldırım'ın projelerini sunacağı, anlatacağı bir toplantı değil ki.
Beylikdüzü Belediye Başkan Adayı Mustafa Necati Işık, projelerini anlatacak.
Doğal olarak sahneye Yıldırım en son     çıkacak.
Siz, Yıldırım'a ilk sözü verirseniz.
İki saat boyunca da projeleri ekranlardan katılanlara izletirseniz.
Yıldırım konuşmasını bitirince de salon boşalır.
Zaten saatlerce bekleyenleri o salonda 2 saatten fazla tutamazsınız.
Buna rağmen insanlar gitmemişler, beklemişler.
Bir de Yıldırım konuşmasını tamamlayınca, programın bittiğini düşünen ve sıkılan insanlar salonu boşaltmışlar.
Bu her yerde böyle olur.

Provakosyon ve ihanet yok, 
iş bilmemezlik var

Yıldırım, zamanında gelse belki de salondan ayrılmayacak ve Işık'ı dinleyecekti. Ki, gecikmeden dolayı da, progman akışı değiştirilebilirdi. 
Anlayacağınız, salonu terk eden katılımcılar değil, programı kim organize etmişse, konuşmacı sırasını hazırlamışsa salonun boşalmasına da neden olan oydu. Sonuç olarak ortada, AK Partili olup da; "Işık, toplantıda boş salona konuşsun" diye aklı başında olan hiç kimse düşünmemiştir.
Tüm beceriksizlik, o salonda organizasyondan sorumlu olan kişi(ler)dir.
O da bir ihanet ve provakosyon değil iş bilmemezliktir. 

Yapılması gereken gayet basitti. Önce Yıldırım değil, Işık konuşacaktı.

Işık yalnız mücadele ediyor!
Beylikdüzü AK Parti teşkilatı sahada Mustafa Necati Işık'ı yeterince destekliyor mu? Yanıtım hayırdır. 
Seçimleri kazanırsa da bu inanın Işık'ın büyük özverisi ile olacaktır. Ayrıca konjektürel durumda Işık'ın işini zora sokmaktadır. 
Ülke genelinde yürütülen siyaset anlayışı AK Partili belediye başkan adaylarının işini zorlaştırmaktadır. 
Oy kullanacak vatandaşlar; ne Cumhurbaşkanını, ne TBMM üyelerini seçecekler, kentlerimizi 5 yıllığına yönetecek belediye başkanlarını ve meclis üyelerini seçecekler.
AK Parti'nin yürüttüğü yanlış seçim staratejisi Cumhur İttifakının adaylarına zarar verirken, muhalefet adaylarının işine yaramaktadır. Bizden hatırlatması.

Hala kararsız yüzde 15 seçmen var!
Seçimlere 19 gün kaldı.
Türkiye tarihinin en sessiz ve en kritik seçimine iki hafta kalmasına rağmen, hala yüzde 15 civarında kararsız bir seçmen var.
Bu seçmen sonucu belirleyecek.
En önemlisi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun tüm demeçleri muhalefet adaylarına yarıyor.
CHP Adaylarına oy vermemeyi düşünen Kürt seçmenler, birkaç haftadır tercihlerini (örnek İstanbul'da Ekrem İmamoğlu'na oy vermeye karar vermiş durumdalar) CHP adaylarına yöneltmiş durumdalar.
Seçimin kaderini İstanbul başta olmak üzere HDP'nin seçime katılmadığı yerlerde HDP'ye oy veren seçmen belirleyecek.
Buna en son dün iki Kürt kökenli seçmenle konuşurken şahit oldum.

Cumhur İttifakı'nın oyu 22 milyon civarında kalabilir!
Erdoğan, kendi seçmen kitlesini konsolide etmeye çalışırken, karşı tarafı bütünleştiriyor ve AK Parti'ye oy vermiş bir seçmen gurubunun ise uzaklaşmasına neden oluyor.
2018'in ortasından itibaren vatandaşın mutfakta hissetmeye başladığı enflasyon ve hayat pahallığı ise AK Parti'ye oy vermiş seçmenlerde; itiraz etmeye ve yerel seçimler üzerinden iktidarı cezalandırmaya yönelik bir bilinci-tavrı ortaya çıkarıyor.
24 Haziran seçimlerinde AK Parti ve MHP'ye oy vermiş yaklaşık 26 milyon seçmenin en az yüzde 5 civarında muhalefete oy vermeye, en az yüzde 5 civarında bir seçmende ise sandığa gitmeme ve boş oy kullanmaya yöneltiyor.
24 Haziran seçimlerinde 59 milyon 367 bin seçmenin 51 milyon 190 bini oy kullandı. Seçime katılım oranı yurt içinde yüzde 88, yurt dışı yüzde 50 gerçekleşti. Geçersiz oylar yüzde 2 civarında olurken, 1 milyon oy geçersiz     sayıldı. 
Cumhur İttifakı 27 milyon muhalefet ise 23 milyon civarında oy aldı. 
31 Mart seçimlerinde Cumhur İttifakı'nın Türkiye genelinde ki oyu 23 milyon, geçersiz oy sayısı ise yüzde 4 çıkarsa yaklaşık 2-2.5 milyon civarıda, muhalefetin de toplam oyunun 25-26 milyon olursa şaşırmayacağımı  ifade etmek isterim.
Tüm olumsuzluklara rağmen AK Parti yine 1. parti olacak.
Cumhur İttifakı'nın Türkiye oyu yüzde 43 ile 45'den aşağı düşmeyecek. 
Bunun dışında iktidarın ciddi oranda bir düşüş yaşaması da bir süpriz olmayacaktır.
****
Cumhur İttifakı İstanbul'da CHP'nin elinde olan en az üç ilçeyi kazanırsa benim için süpriz olmayacak.
Ancak konjektürel durum da kazanma ihtimalini zor kılıyor.
Şayet ülkede ekonomik kriz olmasaydı, Cumhur İttifakı bu seçimleri çok büyük farkla kazanırdı. Ve İstanbul'da CHP'nin elinde olan 14 ilçeden en az 5'ini kaybederdi. 
Bunun da altını çizmek gerekiyor.
Cumhur İttifakı'nın, (AK Parti ve MHP'nin) birçok ili ve ilçeyi kaybetme ihtimalini öne çıkarırken ortaya çıkan gerçek ise şu.

HDP Güneydoğu'da iki üç ilin dışında tamamını alabilir!
HDP'den Kars'dan başlayarak, Güneydoğu'da en az 140 belediyeyi kazanma ihtimali olacak. Güneydoğu'da HDP'nin oyu yüzde 65'in üstünde gerçekleşecek. 
Saadet Partisi Şanlı Urfa ve Adıyaman'ı kazanma ihtimali çok yüksek. Kars ve Iğdır'ı HDP kazanırsa şaşırmayacağım.
Güney Doğu ve Doğu Anadolu'da AK Parti iktidarı olduğu yerleri kaybedecek.

Son söz: Tüm olumsuzluklara rağmen AK Parti'nin halen 1. parti olacağı gerçeğini en iyi yorumlaması gereken muhalefettir. Tüm olumsuzluklara rağmen hala bir muhalefet partisinin öne çıkamaması, 1. parti olamaması ise muhalefetin beceriksizliği ile ilgili olduğununda altını çizmek gerekiyor. 
Not: AK Parti'nin yüzde 7 ile 10 civarında bir oy kaybı yaşaması ise seçimler sonrasında başlayacak olan tartışmaların bir parti içi iktidar değişikliğine yol açacağını da hatırlatmak gerekiyor. AK Parti'nin oy kaybı ise yeni kurulması düşünülen parti ile ilgili umutları yükseltecektir. 

DİKKATİNİZİ ÇEKEBİLİR

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.