Saklanan bir gerçek: Ensest!

4 Mart Dünya Cinsel İstismarla Mücadele Günü'nde; enseste ve bu tarz vakalara ilişkin önemli bilgileri paylaşmak gerek. Öncelikle ensest, konuşulmasa da dillendirilmese de çok yaygın görülen bir vaka. Ensest, çok yakıcı ama bir o kadar da üzerinde konuşulmayan bir konu. Sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada da üzeri örtülen, konuşulmayan bir olgu...

Yaşam 04.03.2021, 13:28 08.03.2021, 16:27 Burak ZİHNİ
Saklanan bir gerçek: Ensest!

Toplumun kanayan yarası, evin dışına çıkıp bağırsa kim duyar ? Ensest, çok yakıcı ama bir o kadar da üzerinde konuşulmayan bir konudur. Sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada da üzeri örtülen, konuşulmayan bir olgudur.

Tanımı bir kültürden diğerine

değişmekle birlikte, her sosyo-ekonomik gruptan kız ve erkek çocuğunun karşılaşabildiği, çocuğun babası, annesi, ağabeyi, dedesi, amcası, dayısı gibi birinci dereceden yakın akrabaları tarafından yapılan ve kapsamı genişletilerek, evlilik yoluyla aileye dahil olanlar ; yenge, enişte, üvey anne, üvey baba, üvey kardeşin de cinsel istismarı ensest olarak kabul edilmektedir.

Anneleri tarafından tacize uğrayan erkek çocuklar da var. Ama yaygın olan babanın ve abinin tacizine tecavüzüne uğrayan kız çocuk vakasıdır.

Öncelikle, ensestin eğitimsizlikle ya da dindarlıkla açıklanamayacağını, her kesimde yaşanabileceği gerçeğini bilmemiz lazım.

İstanbul Barosu’nda yaptığımız çalışmalarda çok çarpıcı istatistik sonuçlarla karşılaşıyorduk. Bunlardan en önemlisi; sosyo-ekonomik seviyesi ve eğitim seviyesi yüksek kesimlerde ensestin daha çok göründüğü gerçeğidir.

Zengin bir iş adamının, oldukça elit bir muhitte yaşayan bir profesörün, takım elbiseli CEO seviyesine gelmiş bir adamında kızını istismar ettiğini, dolayısıyla ensest konusunun eğitimle de alâkası olmadığını görmekteyiz.

Ensestin bir insan hakları ihlalidir ve tüm uluslararası sözleşmelerde de yer alan bir gerçektir!

Bireyin beden bütünlüğünü, mahremiyetini, üreme haklarını elinden alan bu durum, genellikle çocuk yaşta başlayarak uzun süre “aile bütünlüğü” nü bozmamak adına gizli kalarak devam etmekte ve kişinin gelecekteki yaşamı için de gerek psikolojik, gerek sosyal, gerekse de cinsel anlamda tehdit oluşturmaktadır.

Ensest konuşulmayan bir gerçektir!

Ensest evin dışına çıkıp neden bağırmaz? Bunun birçok nedeni var:

1- Başlıca nedeni, ensest mağduru çocukların annelerinin konuşamadıkları gerçeğidir. Ekonomik özgürlükleri yok, kocaya muhtaçlar. Öğrenilmiş çaresizlik içindeler. Öyle yaşıyorlar, çünkü onlar da annelerinden öyle görmüşler ve en önemlisi ölümle tehdit ediliyorlar.

2- Ensest saldırganlarının ailede sahip oldukları otorite, ki genellikle baba faktörü ön planda olmakla birlikte bu da ensestin uzun süre ortaya çıkmamasının nedenlerinden ikinci sırada gelmektedir.

3- Çocuğa birey olarak bakılmadığı, ailenin malı olarak kabul edildiği, çocukların büyüklerine koşulsuz saygı ve itaat kabulüyle yetiştirildiği yaklaşımların hâkim olduğu ortamlarda çocuğun istismarı ifade etmesi zorlaşmaktadır.

4- Mağdurlar, saldırganın yakınlarını özellikle de annelerini ve kardeşlerini zarar vermekle tehdit etmesi de bir diğer nedendir.

Büşra Sanay’ın “Kardeşini Doğurmak” adlı kitabında ki şu ifadeler yukarda maddeleştirmeye çalıştığım ensest nedenlerini ve olayın vehametini bize doğrulamaktadır..

– “Hâkim Bey, bahçenize diktiğiniz ağacın ilk meyvesini başkasına verir misiniz?”

– “Ben olmasam başkasıyla yaşayacaktı bunu zaten. İlk benimle yaşadı. Ben yabancı mıyım?”

– “Bak, sana bu yaptıklarımı annene söylersen onu keserim, öldürürüm.”

5- Genellikle erken yaşta başlayan tacizde çocuk, yaşadığı şeyden rahatsız da olsa yaşadıklarının yanlışlığını bilemeyecek. Çocuk babayla, ağabeyle, normalde yaşanan ilişkinin böyle

olduğunu zannedecek. Buda çocukta yanlış bir algı oluşturmasına neden olacak ve malesef ensest evin dışına çıkıp bağıramayacak.

6- Mağdur çocuk tarafından ifade edilememesinin önemli bir nedeni de çocuğun kendisini suçlaması, bu durumun sadece kendisinin başına geldiğini sanmasıdır. Yaşı küçük ise de bunu oyun zannetmesidir.

Bir polis, aldığı ifadede mağdurun durumunu şöyle özetliyordu ;

Çok küçük yaşında başlayıp, uzun bir süre devam eden bir ilişki vardı . Baba ve kardeş, abi yani, ikisi birlikte yapıyorlardı bu işi ve çocuk

Hiç bir şeyin farkında değildi. 11 yaşında olmasına rağmen hala bunun bir oyun olduğunu zannediyordu ve

“Biz oyun oynuyoruz babamla” diyordu. Yani gerçekten bunun bir cinsel ilişki olduğunu ve gerçek bir tecavüze uğradığını bilmiyordu.

7- Ensestin ortaya çıkmasını güçleştiren diğer durum ise ailedeki diğer fertlerin mağdura destek vermemesi ya da bu destekte gecikmesidir.

8- Toplumdaki “ namus anlayışı” nın kız ve erkek çocuklar ile aileler üzerinde yarattığı baskıda en önemli nedenlerden biridir.

9- Cinsel istismar kardeşler arasında olduğu durumlarda hem mağdur,

hem saldırganda kendi çocukları olması nedeniyle, ensest evin dışına çıkıp bağıramaz .

Peki ,

Ensest evin dışına çıkıp bağırsa kim duyar ?

Engellenebilmesi için neler yapılabilir ;

1- Aile bireylerinin, özellikle de annenin desteğinin ensestin açığa çıkarılması, engellenmesi ve devam eden süreçte çocuğa yardımcı olunması açısından büyük önem taşımaktadır . Bu nedenle, ebeveynlerin donanımlarını arttırmak gerekmektedir. Bu amaçla üniversiteler belediyelerle partner olarak bu alanda Avrupa Birliği projeleri hazırlayıp bununla ilgili saha çalışmaları yapmalıdırlar. Özellikle kadın dernekleri ve STK’lar yetişkin eğitimleri planlamalıdır.

2- Çocuğun kendisini ifade edebileceği ortama ve farkındalığa ihtiyacı vardır. Dolayısıyla tüm eğitim ve öğretim kurumları çocukların ensesti ifade etme becerisini geliştirmek için kullanılabilir. Ancak istismar, yaygın olarak erken yaşlarda başladığı ve kendini ifade edebilme, kendini tanıma ve koruma farkındalığı erken yaşlarda daha kolay kazanılacağı için okul öncesi eğitim kurumları ve ilköğretim kurumları bu konuda çalışmak için daha uygun kurumlardır. Rehber öğretmenlerin bu konuda eğitimi çok önemlidir. Milli Eğitim Bakanlığı’na bu noktada çok iş düşmektedir.

3- Sağlık kuruluşlarında çocuk sağlığı uzmanı, çocuk ruh sağlığı uzmanı, adli tıp

uzmanı ve sosyal hizmet uzmanının birlikte çalıştığı çok disiplinli merkezler oluşturulmalıdır ve ruhsal değerlendirmeler de alanında uzman kişiler tarafından yapılmalıdır.

4- Ensestin yargılanma süreci oldukça zorludur. Bu yüzden ifade ve yargı süreci sağlıklı ilerlemelidir. Hukuk çalışanlarının farkındalığı arttırılmalıdır. Tanıklık süreci de çok önemlidir.

Sözlerimi mağdur bir kızın yazdığı bir şiir ile şimdilik noktalamak istiyorum.

Tüm inancım, aile içi cinsel istismarı tamamen ortadan kalkması mümkün olmasa da istismar karşısında iyi işleyen bir sistemin geliştirilmesi, vakaların çok disiplinli bir yaklaşımla ele

alınması, sosyal destek sistemlerinin geliştirilmesi ve ensestin, evlerin dışına çıkıp bağırması ve bunu bütün dünyanın duymasıdır.

“Tanıklık yapar mı şimdi o yatak

Ne bileyim perde işte, halı, yastık, karyola

Sır verir mi evlerin karanlık köşeleri

Konuşur mu duvarlar, ahır içleri

Bir tanık istiyorsan iyi bak gözlerime….

“Sus” diyordu “sus”

Üstümde ağır gövde çırpınan iki bacak

Öyle cılız, öyle güçsüz, öyle zavallı

Tükenmiş nefes nefes “sus” diyordu “sus”

“Yol olanın yolcuları çok olur.”

Ne bayramlar sevincimin sabahı

Ne bir hayal yarınlara hevesli

Ne ilk aşk hatırası kalbimin bir yerinde

Ne çocuk oldum ne genç kız

Hiçbir şeydim hiçbir şeyin içinde

Bir babanın altında bir cesettim Bay Hâkim

Bir tanık istiyorsan iyi bak gözlerime…”

Peki ,

Ensest evin dışına çıkıp bağırsa kim duyar ?

Engellenebilmesi için neler yapılabilir ;

1- Aile bireylerinin, özellikle de annenin desteğinin ensestin açığa çıkarılması, engellenmesi ve devam eden süreçte çocuğa yardımcı olunması açısından büyük önem taşımaktadır . Bu nedenle, ebeveynlerin donanımlarını arttırmak gerekmektedir. Bu amaçla üniversiteler belediyelerle partner olarak bu alanda Avrupa Birliği projeleri hazırlayıp bununla ilgili saha çalışmaları yapmalıdırlar. Özellikle kadın dernekleri ve STK’lar yetişkin eğitimleri planlamalıdır.

2- Çocuğun kendisini ifade edebileceği ortama ve farkındalığa ihtiyacı vardır. Dolayısıyla tüm eğitim ve öğretim kurumları çocukların ensesti ifade etme becerisini geliştirmek için kullanılabilir. Ancak istismar, yaygın olarak erken yaşlarda başladığı ve kendini ifade edebilme, kendini tanıma ve koruma farkındalığı erken yaşlarda daha kolay kazanılacağı için okul öncesi eğitim kurumları ve ilköğretim kurumları bu konuda çalışmak için daha uygun kurumlardır. Rehber öğretmenlerin bu konuda eğitimi çok önemlidir. Milli Eğitim Bakanlığı’na bu noktada çok iş düşmektedir.

3- Sağlık kuruluşlarında çocuk sağlığı uzmanı, çocuk ruh sağlığı uzmanı, adli tıp

uzmanı ve sosyal hizmet uzmanının birlikte çalıştığı çok disiplinli merkezler oluşturulmalıdır ve ruhsal değerlendirmeler de alanında uzman kişiler tarafından yapılmalıdır.

4- Ensestin yargılanma süreci oldukça zorludur. Bu yüzden ifade ve yargı süreci sağlıklı ilerlemelidir. Hukuk çalışanlarının farkındalığı arttırılmalıdır. Tanıklık süreci de çok önemlidir.


ARAŞTIRMA YAZISI: ELİF LALE KIRCAOĞLU

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
2023 öncesinde erken genel seçim olur mu?
2023 öncesinde erken genel seçim olur mu?