30.12.2017, 06:44

Ülkede, ilde, ilçede ve mahallede çevre yönetimi

Evet! Sevgili Okuyucularımız, geldik 2018’e. Allah cümlemize sağlıklı, sıhhatli yıllar yaşatsın. Sağlıklı, mutlu yaşam için yaşadığımız çevrenin de buna uygun olması lazım. Bunun içinde yönetimin bunu sağlayan çalışmalar içinde olması lazım. Ne yazık ki, son yıllar ülkemizde tam bir çevre tahribi içinde yaşıyoruz. Çevre Yönetimi, bütün bir dünya, bir ülke, bir il, bir ilçe, bir mahalle, hatta bir site ya da bir sokak olabilir. Çevrenin yönetimi, geniş anlamda düşünüldüğünde, dünyanın, hatta uzayın yönetimi anlamına da gelebilir. 
Çünkü bütün insanlar aynı yerkürede yaşıyoruz ve şimdilik başka da gidecek yer yok. Bunun anlamı şudur; çevresel kaynakların yönetimi ve kullanımı konusunda getirilecek yasal ve kurumsal düzenlemelerin de, uluslar arası düzeyden başlayıp, yerel düzeye kadar birbiriyle uyumlu bir dizi kuralları ve sistemleri içermesi gerekir. Örneğin bir firma düzeyinde de, kaynakların, üretimin, atıkların yönetimi, uluslar arası yaklaşımlara, konulan standartlara uygun olmalıdır. Geçtiğimiz hafta Tuzla’da yaşadık. Bir tekstil fabrikasının kanala döktüğü asitli sular birçok insanı hastanelere koşturdu. Bütün canlılar gibi, insanlar da varlıklarını topluluk halinde belirli bir dayanışma içinde daha kolay sürdürürler. 
Gelecek tehlikelere karşı kendilerini daha kolay koruyabilirler. Bunun sonucu olarak, insanlar temel ihtiyaçlarını karşılamak, varlıklarını güvence altına almak için birçok işi paylaşmışlar, kimi ekmek yapar, kimi tarım yapar, kimi terzidir giysiler diker vs. bu topluluk halinde iş bölümü içinde yaşamanın kolaylığıdır. Kamu Yönetimi adı altında tanımlayabileceğimiz ve toplumların bulunduğu coğrafi alana ve ihtiyaçlarına göre kademelenen çok sayıda yönetim biçiminin (Birleşmiş Milletler Teşkilatı, ulusal devletler ve hükümetler, bölge idareleri, il ve ilçe yönetimleri, belediyeler, köy ve mahalle yönetimleri gibi) asıl amacı topluluk üyelerinin görüşleri doğrultusunda ve onların katılımı ile topluluk üyelerinin ihtiyaçlarını eşit ve adil bir biçimde karşılamaya çalışmaktır. 
Hangi ölçekte ve hangi tür kamusal yönetim olursa olsun sonuçta doğal veya insan eliyle üretilmiş kaynakları belirli bir sistem içinde planlayacak ve insanların ihtiyaçlarını karşılamak için kullanacaktır. Konuya bu şekilde yaklaştığımızda, her düzeydeki kamu yönetimi büyük ölçüde çevre yönetimi ile uyum içinde olur. Ama yandaşa daha çok imkanlar sağlamak beraberce paylaşmak için otlaklara binalar, fabrikalar, termik santraller kurarsan, ormanları, sulak alanları yok edecek taş ocakları, maden ocakları kurulmasına izin verirsen önce doğa sonra insanlar yok olur. Eti, otu, buğdayı, mercimeği, parayı basar dışarıdan alırsın. 
Evet! sevgili okuyucularımız bu konu 55-60 yıldır kendimi adadığım bir konudur. Sıkılmadan okuyorsanız bu isim altında bir, iki hafta daha devam edeceğiz. Sağlıklı kalmanız dileklerimle mutlu yıllar dilerim.
 

Yorumlar (0)