27.11.2019, 06:03

Brütüsler ve Cumhuriyet Halk Partisi

Sadece siyasette değil, yaşamımızın her alanında, iş hayatında, aşk hayatında, ailede hayat Sezar’lar ile Brütüs’ler arasında geçiyor.
Sezar imparatorluğu, diktatörlüğü, Brütüs ise cumhuriyetin korunmasını temsil ediyordu.
Olay MÖ 15 Mart 44 tarihinde Roma'da senatoda geçer.
Brütüs Jül Sezar'ın sevgili uşağıdır.
Ve gaza gelip Sezar'ı hancerleyenlerle birlik olur.
Brütüs'u gören 56 yaşındaki Sezar'ın ağzından dünyaca ünlü şu meşhur söz çıkar: Sen de mi Brütüs.
*
Aslında Sezar’ın hayatı çelişkilerle doluydu.
Hattâ bazen yaptıkları tam anlamıyla zıt şeylerdi.
Son derece merhametli davrandığı anlar olduğu gibi, bazen de zulüm ve gaddarlıkta sınır tanımazdı. Ahlâkî erdemleri sayıp önemserken, geleneğe uygun davranış kurallarını hiçe saymaktan da geri durmazdı. Buna rağmen henüz genç yaşta siyasete girmeden Roma halkının sevgisini kazanmış bir generaldi.
Yaratıcıydı, hitabet ustasıydı.
*
Faransa'yı, İtalya'yı ve bir çok ülkeyi Roma topraklarına katıp, bütün rakiplerini yerle bir eden Sezar MÖ 44 yılında ömür boyu “diktatör” seçildi.
Ancak bu davranışı Senato ve Cumhuriyetçi cepheyi iyiden iyiye öfkelendirmişti. Dokunulmaz gibi görünen mevki, Sezar’ı kimi saldırılar karşısında savunmasız bırakmıştı.
Bir kısım senatör Sezar’dan intikam alıp Senato egemenliğini geri getirmek istiyordu.
Sezar’dan kurtulmak istiysen senatörler, eski konsüller ve praetor’lar vardı.
Suikasta öncülük edenler Brutus ve Cassius’tu.
Suikast haberi dışarı sızmıştı bu haberi alan Sezar evde kalmayı düşünmüştü, ancak en yakını olan, oğlum dediği Brütüs (Marcus Junius Brutus), beklemekte olan senatörleri hayal kırıklığına uğratmamalı diyerek onu ikna etmişti.
*
Sezar evden ayrılıp ya Pompey Tiyatrosu’na, ya Senato’nun giriş salonuna geldiğinde, birkaç senatör sanki soracakları bir şeyler varmışçasına yanına sokuldu. Tillius Cimber onunla konuşan ilk kişi oldu.
Sezar onun konuşmasını kesip beklemesi gerektiğini söylediğinde, Cimber Sezar’ın togasını omuzlarından tutup aşağı çekti.
Sezar kızdı ve “ama bu şiddet” diye bağırdı.
Tam o esnada diğer suikastçılar harekete geçti.
Casca Sezar’ı ensesinden bıçakladı.
Sonra vücuduna bir hançer, bir hançer daha, bir hançer daha saplandı.
Katil senatörler, bıçak ve hançerlerini 23 kez Sezar’ın bedenine sapladı.
Sadece ilk darbeden bir inilti çıkartmış olan Sezar, tek kelime etmeden dayandı. Sadece Brutus vurduğunda, “Sen de mi Brütüs?” dedi.
Bu onun ağzından çıkan son söz oldu.
Öldükten sonra bir hekim (Antistius), bütün yaralar içinde sadece birinin ölümcül olduğunu söylemiş. Kim bilir, belki de o darbeyi Brütüs vurmuştu.
*
Şimdi günümüze dönelim...
Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye'nin en köklü siyasi partisi.
Adeta Türkiye'nin çimentosu.
Türkiye Cumhuriyeti'ne çok değerli siyaset adamları yetiştirmiş.
Herşeyden önce Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu siyasi bir parti.
Ne varki ne Cumhuriyet Halk Partisi son yıllarda kendisinden bekleneni vermekte ne de Cumhuriyet Halk Partisi'nde siyaset yapan, yönetici olan bazı ikişiler Cumhuriyet Halk Partisi'nin ilkelerine sadık kalmaktalar.
Partide bu tür sorunlar olunca ne yazık ki Brütüs'ler de fırsatı değerlendirmekten kendilerini geri almıyorlar.
*
Bu Brütüs görevini kimler mi üstleniyor.
Yeri geliyor Cumhuriyet Halk Partisi'ne oy veren kitlenin okuduğu gazete oluyor.
Yeri geliyor Cumhuriyet Halk Partisi'ne oy veren kitlenin izlediği 
televizyon kanalı oluyor.
Yeri geliyor Cumhuriyet Halk Partisi'ne oy veren, gönül veren kitlenin inandığı sevdiği siyaset adamı oluyor, gazeteci oluyor, iş insanı oluyor.
Ve Brütüsler çoğaldıkça kaybeden Cumhuriyet Halk Partisi gibi görülse de aslında Türkiye oluyor.
Türkiye'nin geleceği oluyor.
Ekonomisi oluyor.
Gençliği oluyor.
*
Neden.
Çünkü; bir ülkenin sağlam temellere oturması için o ülkenin iktidarı kadar muhalefetinin de güçlü olması gerekiyor, yeterli olması gerekiyor, donanımlı olması gerekiyor.
Kadroları ile, projeleri ile, yöneticileri ile, altyapısı ile.
Her an ülkeyi yönetmeye hazır olması gerekiyor.
Cumhuriyet Halk Partisi bu ülkenin en önde gelen muhalefet partisi olduğuna göre, Cumhuriyet Halk Partisi'ne verilen her zarar, yapılan her operasyon, aslında Türkiye'ye yapılıyor.
Bu ülkenin geleceğine yapılıyor, herşeyine yapılıyor.
*
Demek ki ne yapmak gerekiyor?
Brütüs'lerden kurtulmanın yollarını aramak gerekiyor.
Ne Sezar gibi diktatör ne de Brütüs gibi casus olmadan, insan gibi yaşamalı, insan gibi siyaset yapmalı, insan gibi gazetecilik yapmalk gerekiyor.
Sonuçta, Sezar suikastından sonra Cumhuriyeti tekrar geri getireceklerini düşünen senatörler asla bu amaçlarına ulaşamadılar.
Ancak imparatorlara suikast düzenlemekten de hiçbir zaman geri durmadılar.
MS 235-284 yılları arasında tahta çıkan 21 imparatordan sadece biri doğal nedenlerle öldü; geri kalanların tamamı, çoğunda senatörlerin parmağının olduğu suikast veya darbelere kurban gitti.
Düne değil bugüne bakıldığında buradaki yanlışlık nasıl net olarak görülüyorsa, yarınlarda da bugüne baktığımızda görülecek yanlışlardan uzak durmak gerek...
Gazamız mübarek ola...

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!