17.01.2022, 05:34

Bürokrantçılardan hesap sorulmalı

Eski Orman Bölge Müdürü Faruk Çebi görevdeyken yaşadıklarını Bürokrant kitabında topladı ve kamuoyu ile paylaştı.

Bakın O Faruk Çebi kimdir, görevdeyken sırf görevini adil olarak yerine getirmek için çabaladığından dolayı başına neler geldi, bu yaşadıklarını başkaları yaşamasın diye kitaplaştırdı.

Otuz yıla yaklaşan meslek hayatımda Faruk Çebi gibi çok az bürokrat, devlet adamı, memur, çevre dostu, doğa dostu, adil yönetici tanıdım.

Ve O Faruk Çebi her yaşadığını, her attığı adımı, her aldığı kararları bizim gibi basın mensupları ile paylaşmayı görev bildi.

Amacı gerek kamuoyu oluşturmak, gerek insanları bilinçlendirmek, gerek iyi niyetli insanlardan destek almak gibi niyeti iyi olmayanları da kötü niyetlerinden alıkoymak oldu.

*

1963 yılında Trabzon Araklı ilçesinde başlayan hayat hikayesinde, erken yaşta babasız kalmaktan tutun başına birçok olumsuz olay gelmesine rağmen Faruk Çebi, çalışkanlığı, çabası, dürüstlüğü, hayattan fazla beklentisi olmayan kişilik ve karakteri sayesinde hayatın üstesinden gelmeyi başarmış.

Her şeye rağmen mutlu olmuş.

İyi bir aile kurmuş.

Başarılı evlatlar yetiştirmiş.

Tek üzüntüsü gerek görev başındayken gözlemlediği kötü niyetli, rantçı, kendi çıkarları uğruna, çevreyi, doğayı, kamu malını hiçe sayan devletin temsilcisi konumundaki insanların haksızken haklı duruma geçmeleri.

Ve her türlü çabasına rağmen derdini anlatacak yetkili makamlar ve kurumlar bulamamış olması oldu.

*

Gün oldu; 2003 yılında İstanbul Orman Bölge Müdürlüğü'ne atandığında, maden ocaklarının hafriyat toprağıyla iyileştirilmesi projesini başlattığında hafriyat çetelerine savaş açtı.

Gün odu; Haliç ranta kurban gitti diyerek feryat etti.

Gün oldu; Central Park sadece algıdan ibaret dedi.

Görevi bıraktı yine tespitlerde bulunmaya ve uyarılarını sürmeye devam ederek; Kanal İstanbul projesi 'çevre için çılgın projedir' dedi.

2021 yılında güneyde ormanlarımız yandığı günlerde, 'İstanbul cayır cayır yanabilir’ diyerek uyarılarda bulundu.

*

Acar Şirketler Grubu’nun Beykoz’daki Serdaroğlu Ormanı’nda Acar İstanbul projesiyle gerçekleştirmeye başladığı projeyi engelleyen de oldu.

İstanbul Kemerburgaz’daki eski kömür ocaklarının bulunduğu alanda gerçekleştirilen rehabilitasyon çalışmasıyla kamuya önemli bir kaynak da sağladı.

Küresel Isınmayla Mücadele Derneği kurdu.

Dernek Genel Başkanı olarak da ciddi çalışmalar yaptı.

TBMM’ye giderek belki daha etkili uyarılarda bulunurum düşüncesi ile milletvekili aday adayı oldu ancak ne listelere alındı ne de başka bir görev verildi kendisine.

*

bürokrant

Yaptıkları ile bazen Gaffar Okkan, Recep Yazıcıoğlu tarzı bürokratlara benzetildi.

Bazen Abdi İpekçi, Uğur Mumcu tarzı gazetecileri anımsattı.

Faruk Çebi tüm bu yaşadıklarım geleceğe belge kalsın, okuyanlar ders alsın, benim başıma gelenler başkasının başına gelmesin, devlet yöneticilerimiz daha dikkatli davransın diyerek tamamını ‘Bürokrant – Köleleşmiş Ünvanlar’ isimli kitapta topladı.

Türkiye'de bürokrasiyi, siyaset ve iş dünyası ilişkilerini anlamak için, dönen dolapları,  yaşanan kavgaları, rant paylaşımlarını, adam kayırmacaları, işini hakkı ile yapan değil, işlerine göre kullandıkları yöneticileri koruyup kolladıklarını anlamak için Bürokrant kitabı tek başına kılavuz görevi yapmakta.

*

Düşünün, devletin bakanı kendi çıkarı ve rant paylaşımı için ülkesinin çıkarlarını hiçe sayabiliyor.

Düşünün, görevi devletinin, vatanının, milletinin haklarını korumak olan devlet yöneticileri, kendi çıkarları uğruna her şeylerini borçlu oldukları ülkelerinin çıkarını hiçe sayarak, kendi emelleri uğruna sadece ve sadece görevini dürüstçe yapmaya çalışan genel müdüre mobbing uygulamayı mübah buluyor.

Bu niyeti bozukların görevden uzaklaştırılması gerekirken, rant paylaşımını engelleyen dürüst yöneticiler daha kolay kurban edilebiliyor.

Ve üzülerek söylüyorum, Faruk Çebi gibiler böyle gelmiş böyle gitmemeli diyerek feryat ederken, dernek kurup mücadele ederken, kitap yazarken, gazete gazete dolaşıp olan biteni kamuoyu ile paylaşırken.

Bu kişileri ödüllendirmek yerine olan bitenden ders almayıp görmezden gelenler yine o en önemli görevlerini sürdürmeye devam etmekteler.

*

Hani bir söz var ya; bir yanlışı herkes yapıyor diye yanlış yanlış olmaktan çıkmaz ise.

Bir doğruyu da ne yazık ki çok az insan yapıyor ise o doğru yapana destek olmak gerek.

Yanında olmak gerek.

O doğrular çoğalsın diye mücadele etmek gerek.

Yanlışları azaltıp, doğruları çoğaltmamız gerek.

Peki; ya Faruk Çebi gibiler olmasaydı ne olurdu halimiz.

Şu kadarını söyleyeyim.

O Karadeniz daha az yeşile sahip olurdu.

O güzel ormanlarımızda daha az ağaç olurdu.

TOKİ gibi firmalar daha çok alanı yok ederdi.

Otoyol sevdalıları daha çok ormanı yok ederdi.

Yazın daha çok ağaçlarımız yanardı.

Kışın daha çok heyelan görmek zorunda kalırdık.

Daha çok canımız yanardı, daha az mutlu olurduk.

İyi ki varsınız Faruk Çebi gibiler.

İyi ki varsınız Faruk Çebi gibilere destek olup, rant uğruna güzellikleri yok edenlere engel olanlar.

Bu ülke, bu doğa, bu çevre, bu dünya sizlere çok borçlu.

Yorumlar (0)