Önceki gün FoxTV'de konuşan Muharrem İnce; "Ola ki 24 Haziran'da kazanamadım. Kılıçdaroğlu'nun karşısına asla aday olmam. Ben vefalı bir insanımdır. Kendisiyle asla bir yarışa çıkmam. Benden daha iyi bir cumhurbaşkanı adayı bulursak onu da desteklerim" dedi.

Kılıçdaroğlu'nun kendisine kazanacaksın, cumhurbaşkanımız olacaksın dediğini de söyleyen İnce şunu da ekledi: "16 yıldır Kılıçdaroğlu'yla milletvekilliği yaptım. Beni çok iyi tanır. Kamuoyunda tanınmışlık oranımı bilir. Kılıçdaroğlu'da doğru kişiyi aday yapmışız dedi bana."...
...
Bu sözlerden çok anlam çıkabilir belki.
Ancak ilk akla gelen şu olmalı:
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı adayı İnce ve parti üst düzey yönetimi bu seçimi çok önemsiyor.
Seçimde kesinlikle kaybetmeyi düşünmüyorlar.
Zaferle çıkacaklarına inanmışlar.
Muharrem İnce de bu seçimi kaybetmesi durumunda son seçimi olacağını biliyor.

Bir adım sonrası
Eminim Cumhurbaşkanı ve Cumhur İttifakı'nın Cumhurbaşkanı Adayı Recep Tayyip Erdoğan dahil, Muharrem İnce ve Meral Akşener de bir adım sonrasını hesap ediyorlardır.
Her birinin A planı, B planı, C planı vardır.
Erdoğan'ın planları ile ilgili az çok tecrübe sahibiyiz.
7 Haziran 2015'de Adalet ve Kalkınma Partisi tek başına iktidar olma özelliğini yitirince anında erken seçim kararı alındı ve 1 Kasım 2015'de AK Parti tekrar hükümet     kurabilecek sayıyı yakaladı.
Peki İnce ve Akşener'in B planları, C planları ne olur derseniz;
Eminim onlar şimdilik A planlarına kilitlenerek ilk turda başarılı olmak istiyorlardır.
Diğer planları ara ara yapıyorlardır ancak onlar da tam emin değillerdir.

Yüzde 20'ye dikkat
Herkes biliyor ki Türkiye'deki seçimlerde, seçmenlerin yaklaşık yüzde 80'i kolay kolay fikrini değiştirmiyor.
Yaklaşık yüzde 40'ı iktidarı her türlü eksikliğine rağmen desteklerken;
Diğer yüzde 40 ise iktidarın her türlü başarısına rağmen muhalif olarak yani aksi yönde oy kullanıyor.
Geriye yüzde 20 gibi, araştıran, bilgi sahibi olan, fikir sahibi olan, seçimim önünü arkasını hesaplara katan diğer seçmenlere oranla daha bir konsentre olmuş seçmen kalıyor.
Bu seçmenler ise çok fazla politize değillerdir.
Çok fazla kişisel beklenti peşinde değillerdir.
Tek amaçları vardır.
En doğru yöneticiyi seçmek/belirlemek.
İşte bu yüzden bu yüzde yirmiyi etkilemek önemlidir.
İkna etmek diğer yüzde 80'e oranla daha bir zordur.
Cumhurbaşkanı 'gak' demeden, bu yüzde 20 ne demek istediğini anlayacaktır.
Diğer adaylar ile favori adayın dengelerini.
Ülkenin her bakımdan gidişatını.
Ekonomideki dengeleri.
Siyasi dengeleri.
Global dengeleri gözetecektir.
Ve kararını vererek seçimleri etkileyecekleridir.
Dolayısıyla aslında yapılan bütün bu seçim programları seçmenin tamamına değil bu yüzde 20'ye göre planlanmalıdır.

Adaylar bunun farkında mı?
Peki hemen hemen her seçimde böyle bir gerçek varken, adaylar bu tesbitin ne kadar farkında derseniz, şunu derim;
Hemen hemen her seçimde diğer yüzde 40'ın çemberinde yer alanlar şayet iktidar yandaşı ise 'Kazanan yoluna devam edecek, iktidar değişmeyecek. Belki biraz oy kaybedilecek ama kazanan şimdiden bellidir. Hayırlı olsun..!'' şeklinde yorumlarını sürdürecekler.
Diğer muhalif kanatta kalan kesim ise; 'Yok arkadaş yok. Bu defa tamam. Yeter artık. Bu yanlışlıklara rağmen hala bu adamlara nasıl oy verirler anlamış değilim. Artık sistem değişmeli. Para hep aynı adamlarda, para el değişmeli, ekonomi canlanmalı.'' şeklinde yorumlarını sürdürecekler.
İşte bu iki grubun yorumunu ne yazık ki adaylardan hepsi analiz edemiyor.
Genelde kendi cephesinden bakmayıp, empati yapmayı, iyi bir araştırma yapmayı, diğer yüzde yirminin nelerden etkilenip etkilenmediğini hesaba katmayı başaranlar seçimlerden çoğunlukla başarı ile çıkıyorlar.
Kaybedenler ise ne yazık ki hatalarından fazla ders çıkarmayı başaramadıkları için hemen hemen her seçim aynı hataları yapmaya devam ediyorlar...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.