23.06.2020, 06:12

Nurettin Sözen’den çok özel açıklamalar

Bedreddin Dalan’dan sonra Recep Tayyip Erdoğan’dan önce 1989-1994 yılları arasında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapan Prof. Dr. Nurettin Sözen ile yaptığım söyleşi büyük yankı uyandırdı.
Bir anlamda yıllardır birçok konuyu özelinde saklayan Sözen içini boşaltmış oldu.
Neler mi söyledi?
Şunları söyledi:

1994 yılı yerel seçimlerinde aday gösterilen Zülfü Livaneli’nin aday adaylığı sürecinde yanına gelerek ‘Sayın başkanım siz sosyal demokrat belediyeciliğin bir simgesisiniz. Ben ne anlarım belediye başkanlığından. Adaylık sizin hakkınız. Benim aday yapılacağım konuşuluyor ama ben asla aday olmam. İçiniz rahat olsun. Adaylık sizin hakkınız’ dedikten sonra aday olmasını.

1989 yılında herkesin favori göstermesine rağmen iktidar partisi ANAP’ın elinden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerini sürpriz bir şekilde alarak partisi Sosyal Demokrat Halkçı Partisi’nin Erdal İnönü’den boşalan genel başkanlık seçimlerinde Aydın Güven Gürkan’ı desteklediği için genel başkanlığa seçilen Murat Karayalçın’ın kendisini aday göstermediğini.

Seçimlere bir yıl kala başlayan İSKİ skandalının bugünkü kaset olayları benzeri bir komplo olma ihtimalinin yüksek olduğunu. Böylece şahlanan sosyal demokrat belediye yönetimi yerine ılımlı islam, muhafazakar seçmen kanadının baş göstermeye başladığını.

Kendisinden sonra İBB başkanlığı yapanların İBB’nin kaynaklarını cemaatlere, gerici derneklere, halkın ortak çıkarları aksine belli grup ve zümrelere kullandırıldığını.

O yıllarda başlayan muhafazakar seçmen hareketinin uzun yıllar gerek büyükşehir seçimlerinde gerek ise ülke yönetiminde etkin olmaya başladığını.

Kendisinin belediye başkanlığı zamanında, metro, tramvay, Haliç, çöp sorunu gibi çok ciddi sorunların çözüldüğünü ama ne partisinin ne de kamuoyunun buna sahip çıkmadığını, aslında 5 yıllık görev süresince mucize işler yaptığını ama İSKİ akandalı sayesinde bunların unutulduğunu.

Bugün İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu olmak üzere CHP’li bir çok büyükşehir belediye başkanlarının çok önemli sosyal belediyecilik hizmetleri verdiğini ancak, bütün bu hizmetlerinin tamamının o yıllarda bir çöp işi, bir metro işi, bir Haliç’in temizlik işi olamayacağını.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun seçilmesi için dua ettiğini, seçilince zikrettiğini ancak seçildikten sonra fikirlerini paylaşmak için kendisi ile iletişim kurmakta zorlandığını.

İmamoğlu'nun ortaya attığı 5 bin yeni taksi girişiminin çok büyük bir reform olduğunu. Belediye Başkanı'na sıkıntı verir ama doğrudur. Türkiye'de bildim bileli bu plaka sorunu çözülememiştir. Belediyenin işe el atmasının önemli olduğunu.

Bugünlerde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın isimlerinin cumhurbaşkanı adaylığı için geçmesinin doğru olmadığını, belediye yönetmekle ülke yönetmenin elma ile armut gibi bir birinden çok farklı olduğunu.

Ve tamamını gazetemiz web sayfasında okuyabileceğiniz çok önemli açıklamalarda bulundu Nürettin Sözen.

Gazetecilerden de büyük ilgi gördü

Röportajımız yayımlandığı gün ana akım gazete yazarlarından bir çok arkadaşım, dostum, usta gazeteci abilerim arayarak çok önemli bir söyleşiye imza attığımı belirttiler.
1989 - 1994 yılları arasında Nürettin Sözen’in İBB başkanlığı döneminde kendisi ile çok yakın arkadaşlıkları olan o gazeteci büyüklerimiz bir anlamda Sözen’in bu denli açık söyleşi vermesine sevinmiş diğer anlamda da bu söyleşi içerisinde bir çok sitemli ifadeleri hissetmişlerdi.
Hürriyet Yazarı Yalçın Bayer yıllardır Nurettin Sözen’i tanıdığını, kendisi ile arada bir konuştuğunu ama ilk defa bir gazeteciye bu kadar içini diktiğine şahit olduğunu ifade ederek hem beni tebrik etti hem de mutlaka Nurettin Sözen ile sık sık görüşülmesi gerektiğini de aktardı.

Nurettin Sözen’in yerel belediyecilik anlamında çok önemli bir yeri olduğuna dikkat çeken Yalçın Bayer gerçekten de İSKİ olayı ol yıllarda saman alevi gibi yandı söndü.
Kimseler üzerine gitmedi.
Bu skandaldan sonra gerek sol siyasi partiler ciddi imaj kaybına uğradı gerek ülke olarak çok önemli değerlerin kaybı yaşandı.

Biz Gazete Damga olarak arada bir unutulmaya yüz tutmuş siyasi değerlerimizi, olaylarımızı, konularımızı, sorunlarımızı konuşmaya, yazmaya, araştırmaya, gündeme getirmeye devam edeceğiz.
İnanıyorum ki Nurettin Sözen gibi çok daha değerli siyasi arşivlerin söyleyecek, yarınlara aktaracak çok önemli bilgileri var.
Bunları sizlerle paylaşmaya devam edeceğiz.

İyi haftalar diliyorum…

Yorumlar (0)