09.05.2018, 21:06

Seçimlik

Egemen sınıfın son başvurduğu yöntem demokrasicilik oyunudur. Bu oyunda halkın kendisini yönetmesi için demokrasinin kurallarından biri olan seçim kullanılmakta.
Vatandaş, seçimlerde devletin büyükleri kim ve devletin hizmetleri neler olduğunu yakinen görmekte.
Seçimlik yol, seçimlik alaka ve ilgi, seçimlik zam ve benzerlerini mutlak görmekte.
Vatandaşın özgürce kullandığı oy kıymetli olsa da, devletin “âli” yöneticileri yardım olsun diye seçilecek kişileri bile önceden belirleyip önüne     koymakta.
Devletin “ali” yöneticileri bununla da yetinmemekte, adli kolluk gücü ve yargı da emrini     beklemekte.
Seçim demokrasinin bir kuralı, “oy”un da namus olarak gördüğünü belirtenler ne hikmet ise vatandaşa at gözlüğü takarak elinde kamçısı ile sandığa yöneltmekte.
İktidar gücünü elinde bulunduran, muhalefete özellikle temel hak ve özgürlüklerini dile getiren, vatandaşları uyaran gerçekleri açıklayanlara seçimlik göz yummakta.
Kuralı ve yasaları koyarken “vatandaşın en doğal hakkını” sözde güvenceye aldım demekte.
Günümüzde her şeye rağmen “seçim” bir oyun. 
Oyunun kuralları baştan belirlenmiş. 
Her oyuncu bu oyunda kuralına göre oynaması gerekir, iktidar dahi olsalar.
Egemen güçler var olan kurulu iktidarlarını kolayca terk etmez; karşısındaki toplumsal muhalefet de onun istediği “seçim” oyununa katılıyorsa her türlü ayak oyununa hazır ve tedbirli olmalı.
İktidarın karşısında kim varsa bu “seçim” oyunundan kaçmamalı; oyuna sahip çıkan yurttaş da karşısındakinin kuralına göre oynamalı.
Birilerinin dediği gibi “ama”, oyunu başlatan ve kural koyan elindeki misketleri kaybetmeye başladığında iktidar mızıkçı çocuk gibi oyun içindeki kuralları değiştirmekte bozgunculuk yapmakta.
Devleti yöneten egemen güçler kendi yaptığı “özgürlükçü” yasaları yine kendisi çiğnemekte.
Birilerinin dillerinden düşürmediği ve her sıkıştıklarında onun ardına saklandığı o zatın 1957 Ekim seçimlerinde yaptıkları hukuk eğitimi veren her ülkede ibretlik ders olarak verilmekte.
En yakın zamanda 24 Haziran 2018 seçimi de okullarda ve siyasi tarihte ibretlik ders olarak     anlatılacaktır.
Seçimin kuralı, vatandaşın oyu, oyun içinde değiştirilirken yasalar birilerine göre daha farklı     işletilmekte.
Dün olduğu gibi bugün de belki yarında yasalar anayasalar değil kararnamelerle günlük talimatlarla devlet yönetilip toplumsal muhalefet susturulmaya çalışılacaktır.
Ne için? 
Hâkim güçlerin egemenliklerinin devamı için.
Bu sırada göstermelik yol yapılacak, ne olduğu önemli değil temel atma törenleri düzenlenecek, ülkenin resmi kurumlarının araştırma verilerine göre yoksulluk sınırı 5800 TL.nin altında maaş alanlara yüzde birlik zam, açlık sınırı 2100 TL. nin altında maaş alanlara asgari ücret dengesi, emeklilere dini bayramlarda 1000 lira harçlık ayrıca ayrıcalıklı kapı kullarına gıda yardımı ama vergi borcu olanlara yapılandırma ve faizlerinin yüzde doksanının     silinmesi.
Seçim döneminde yatırım ve hizmetler göz boyarken devlet bütçesine ağır mali külfet yüklenmekte, paramız diğer paralar karşısında hızla değer kaybetmekte borç koltuğa oturanın değil seçimlikten nasiplenen ağzına bir parmak bal çalınan dün olduğu gibi vatandaşın sırtına yüklenilecek. 

Yorumlar (0)