21.05.2021, 04:58

Sedat Peker olayı bir tripod ve bir kameradan daha ötedir...

Türkiye koronavirüs ile savaşı, aşıyı, ekonomik krizi, lig şampiyonunu, siyaseti bıraktı mafya lideri Sedat Peker'in videolarını konuşur ve takip eder oldu.

1990'lardan bu yana Türkiye'de mafya denince akla ilk gelen isimlerden biri olan ve şu sıralar Dubai'den çektiği videolarla ülke gündeminin tepesine oturan Sedat Peker'in bu videoları çekmesine sebep gerçekten ailesine yapılan baskın mıydı?

Nisanda yurda dönüşünün ertelenmesi miydi?

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, eski bakan Mehmet Ağar ve eski bakan Berat Albayrak ile dostluğu aşikarken bu isimlere neden savaş açtı?

Şimdiye kadar yayınlanan videolarda çemberi neden dar tutarak Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP Lideri Bahçeli'ye tek bir laf söylemedi?

*

Sedat Peker bir tek tripot ve bir kamera dese de aslında ortada ciddi bir hazırlık olduğu, sistemli video yüklendiği, programlı bir şekilde hareket edildiği belli.

Daha önce çıktığı tv yayınlarında ve mitinglerde iki çift laf etmekte zorlanan Peker'in bu vieolarda tam bir saat son derece düzgün konuştuğu, adım adım konulara net girdiği, tekrara girmeden olayı boyutları ile anlattığı ortada.

Bütün bunlar bize ne mi gösteriyor?

Aslında olayın bir tripot ve bir kamera olmadığını, bu videoların arkasında ciddi bir ekip çalışması olduğunu gösteriyor.

*

Bu kadar gürültünün, evi basıldı, uyuşturucu arandı, karısının eşyaları karıştırıldı, çocuğu ağladı diye koptuğunu düşünmüyorsunuz değil mi?

Bu işin sonunda 'Cumhurbaşkanı Erdoğan iyi ama çevresi kötü' diyerek en zayıf halka Süleyman Soylu harcanabilir.

Mehmet Ağar ve Alaattin Çakıcı'nın keyfi fazla bozulmayabilir.

Her ne kadar kamuoyu desteğini arkasına alsa da, muhalefet sonuçta mafyavari tavırlarda esen gürleyen Sedat Peker'den medet umarsa bu ters tepebilir.

*

Dün Newyork Times'da yayınlanan makalede kısaca şu bilgiler yer aldı:

Organize suç örgütü liderinden Türkiye hükümetine iddalar. Başkan Recep Tayyip Erdoğan, halihazırda ekonomik kriz ve koronavirüs sürecinden darbe almışken şimdi de yolsuzluk iddialarıyla mücadele ediyor. Kamu oyunda şiddetli bir ekonomik kriz ve koronavirüs hastalığı var. Erdoğan sıradışı eleştiri yağmuruna tutulmuş gözüküyor. Ve şimdi yönetimi yozlaşmış yolsuzluk skandalıyla vuruluyor ve bir söyleme göre bir devrin sonu ortamından bahsediliyor. Geçtiğimiz haftadan itibaren İsrail’in bombalanma süreci televizyon ekranlarını doldururken milyonlarca Türk kulaklarını Youtube’dan sıra dışı iddialarda bulunan sürgün durumdaki Organize suç örgütü lideri Sedat Peker’e çevirmiş durumda. Peker'in ilk suçlamaları Erdoğan’ın damadı ve eski ekonomi bakanı Berat Albayrak’a yakınlığıyla bilinen Pelikan grubuna ve gözden düşmüş olan eski içişleri bakanı Mehmet Ağar’a yönelik. Ama sonrasında asıl hedefi güçlü ve hırslı olan İçişleri bakanı Süleyman Soylu oldu.

*

Bu makaleden de az buçuk anlaşıldığı üzere ABD başta olmak üzere birçok ülke de Sedat Peker videolarını izlemekte ve yorumlamakta.

Ben asıl burada muhalefete birşeyler söylemek istiyorum.

Tamam Mehmet Ağar ve Süleyman Soylu'nun adı geçtiği için mecburen cevap verdiler.

Bu cevaplardan sonra Sedat Peker'in videoları daha da ciddiye alınmaya başladı.

Ancak.

Muhalefet bir şey üretmeden, proje geliştirmeden, siyaset yöntemi sunmadan sırf rakiplerime vuruyor diye Sedat Peker'in videolarından yola çıkarak eleştiri getirerek üzgünüm ama pek bir sonuç almayabilir.

Yarın iktidar bunu kamuoyunda farklı kullanırsa korkarım muhalefet yine zarar gören kesim olabilir.

Burada bence yapılması gereken en önemli şey, adı geçen olayların mecliste araştırma komisyonu kurularak açığa çıkarılmasıdır.

Cumhuriyet savcılarının göreve çağrılmasıdır.

Türkiye'nin bir mafya devleti değil cumhuriyet ülkesi olduğu gerçeği üzerinden hareket edilmesidir.

*

Yoksa bugün A mafya iktidara vuruyor, yarın B mafya kalkıp muhalefetin bazı kirli çamaşırlarını ortaya dökerse, hani ispatlı ispatsız söylemlerde bulunursa bunun altından nasıl kalkacaksınız?

Hani Ak Parti iktidarı 20 yıldır var, yaşayan mafya liderleri 40-50 yıldır bir çok gayri meşru işlere bulaşan isimler.

Tamam belki bugünkü muhalefet partiler son kırk yıldır iktidar olmadı ama onların temsilcileri var.

Belediye başkanları var.

İl başkanları var.

Milletvekilleri var.

Destekçisi olan iş insanları var.

Söylemek istediğim yer altı dünyası sadece iktidarla ortaklık yapmıyor, kim güçlü ise onunla ortaklık yapıyor.

*

Bakalım bu işin sonunda kazanan kim olacak?

Şimdilik Sedat Peker gibi görünüyor ama filmin sonu daha farklı seyredebilir.

Hadi Soylu görevden alındı, peki Derin Mehmet'e ne olur sanıyorsunuz?

Alaattin Çakıcı'ya.

Demirören'e.

Yandaş ve yalaka gazetecilere.

Türkiye'de ne yazık ki doğru olan, dürüst olan, etik olan, temiz olan, kişiler yerine, işini sürdüren, her duruma göre gardını alan, rüzgara göre yönünü değiştirenler daha çok el üstünde tutuluyor...

Yorumlar (1)
Binnur 1 ay önce
güç kimdeyse ona tapma bu milletin karakterini -ya da karaktersizliğini-gösterir.haklı olan değil güçlü olan kazanıyor ve destek görüyor hem de ezilen horlanan millet yapıyor bunu.misal Soma da tekmelenen işçinin şehrinde tekmeleyenin partisi kazanıyor,”milletin ....” diyen cengiz inşaat ülkenin el üstünde tutulan ,vergi borcu silinen iş adamı .millet gücü ve güçlüyü seviyor isterse mafya olsun.hayırsever işadamı ödülünü alan kim?kirlenmek güzel ama omo yetmez bu ülkeye.
bir yörük kızı olarak benim kanıma dokunuyor ya sizin??