Türkiye'de daha bu gözler neler görecek diye diye çok şeylere şahit olmaya, çok şeyler görmeye, çok şeyler yaşamaya devam ediyoruz.
Bundan fazla değil on sene önce bu dünyadan göçüp giden bir Türkiye Cumhuriyeti yurttaşımız geri gelse ve biz ona çok değil sadece şunları sıralamaya başlasak:
Artık Türkiye'de Cumhurbaşkanlığı sistemi var.
Cumhurbaşkanı aynı zamanda bir siyasi parti genel başkanı.
Cumhurbaşkanı tüm seçimlerde aktif rol oynuyor.
İktidar partisi devletin tüm imkanlarını lehine kullanabiliyor.
Türk Silahlı Kuvvetleri Milli Savunma Bakanlığı'na bağlandı, Genel Kurmay Başkanı'nı kimse tanımıyor.
Yüzbinlerce oy alarak seliçen milletvekillerinin hiçbir yaptırımı kalmadı, bir milletvekili sadece Cumhurbaşkanı Yardımcısına önerge verebiliyor.
Her başımız sıkıştığında oluruna başvurduğumuz Anayasa Mahkemesi eski hakemlik özelliğinden çok şey yitirdi.
Okullarımızda okutulan 'andımız' marşı kaldırıldı, artık resmi bayramlarımızı 'gayri resmi' kutlamaya başladık.
Resmi kurumlarımızın tabelalarında yazan 'T.C.' (Türkiye Cumhuriyeti) ibaresi kaldırıldı.
Türkiye'ye iltica adı altında yaklaşık 3 milyon Suriyeli yerleştirildi. Suriyelilerin yüzbinlercesine vatandaşlık ünvanı verildi. İş kuranlardan vergi alınmazken, istedikleri okullarda bedava okumalarına izin verililen Suriyelilerin ayrıcalıklı yaşamlarına dokunanların canı yanmakta.
Devletimiz 2019 yılında cadde ve sokaklara çadır kurarak tanzim satışlara başladı.
Dolar 6 lirayı açtı.
İşsizlik yüzde 10'ları aştı.
Faiz yüzde 20'leri geçti....
***
Şu son yıllarda yaşanan değişikliklerden sadece aklımıza ilk gelenlerden.
İşte bunları o mezardan çıkan yurttaşımızla paylaşsak çok özür diliyorum okurlarımızdan galiba bize ağzından ilk şu kelimeyi çıkarır; hasssttrrr....
Ve tabi sanki ülkemizde bu değişiklikler olurken yurttaşımızın elinden birşeyler geldi de şimdi çıkmışlar ortaya 'Efendim İstanbul seçimleri nasıl iptal edilirmiş' diye nağra çekiyorlar.
Tabi bu arada düzeltelim İstanbul seçimleri iptal edilmedi, Ekrem İmamoğlu'nun kazandığı seçim iptal edildi.
Yoksa seçimlerde aynı zarftan ve aynı sandıktan çıkan İstanbul'un ilçe belediye başkanlığı, ilçe meclis üyesi, mahalle muhtar seçimleri devam.
Onlarda bir sorun yok.
***
Neyse tam bu tartışmalar içerisinde 23 Haziran seçimlerine doğru giderken ortaya atılan bir slogan herkesin diline pelesenk oldu.
'Herşey çok güzel olacak' diye sosyal medya paylaşımları, spor müsabakası tezahuratları, şakalaşmalar falan derken bir anda bu slogan Türkiye'nin her karış toprağında karşılık buldu.
Geçen akşam Ramazan etkinlikleri için İstanbul'da bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan'a da sevgi gösterilerinde bulunan vatandaşlar; 'Her şey çok güzel olacak başkanım' diye seslenince Erdoğan anında 'Daha güzel olacak' diye cevap verdi.
Belli ki vatandaşlar bu sloganı benimsemiş ve çoğu vatandaş kime ait olduğunu bilmese de heryerde kullanmaya başlamış.
Yine Cumhurbaşkanı Erdoğan İstanbul sokaklarında alışverişini yaptı, vatandaşlarla sohbet etti, iftar sonrası çay içti.
AK Parti'nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım da geçenlerde camiden çıkarken gençlerin ilgisi ile karşılaştı.
Coşkulu bir genç kalabalık Yıldırım'a sevgi gösterilerinde bulundu.
Selfie çekme yarışına girdiler.
Bu durumlar ister istemez aklımıza aday olduktan sonra kendisini sokağa atan CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu acaba taklit mi ediliyor yorumlarını getirdi.
***
Hani olumsuz olaylardan bile olumlu ifade çıkartmakta üstümüze yok ya.
İstanbul Büyükşehir Belediye seçimlerini YSK'nın iptal etmesine veye yeniden yapılmasına karar vermesine çok tepki gösterenler için şu cümlemizi kuralım.
Bakın işte ne güzel, İmamoğlu göreve gelir gelmez öğrenci kartları 80 liradan 50 liraya indirilecek talimatı verildiğinde AK Parti grubu nasıl biz 40 liraya indirelim diye teklif verdiyse, yani bu düzenlemenin doğru olduğuna kanaat getirdiyse.
Aynı şekilde Ekrem İmamoğlu'nun seçim çalışmalarında uyguladığı yöntemler, kullandığı olumlu dil, kucaklayıcı ifadeler, kükreyen değil gülümseyen mimikler, ötekileştiren değil ayrımcılığı rededen söylemler belli ki Adalet ve Kalkınma Partisi'nde de etki etmiş ki.
Ekrem İmamoğlu'nun attığı adım, yaptığı etkinlikler, projeleri, sistemi taklit edilmeye başlayacaktır.
Bu durumu 23 Haziran'a kadar daha net gözlemleyeceğizdir diye düşünüyorum.
Peki bu taklitler seçmende bir etki yaratacak mıdır?
Sanmam.
Zira taklitler hiçbir zaman asılların yerini almaz...
 

DİKKATİNİZİ ÇEKEBİLİR

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.