01.04.2020, 07:25

Beklenen yeni COVID- 19

Bu yazı bir dizi halinde COVID-19 temasıyla yayınlanacaktır. Dizi boyunca iki eksende gelişmeler ele alınacak olup eksenlerden biri ekonomik etkileri diğer eksen de toplumsal yaşam üzerindeki etkileri olacaktır.
Söze önce neden beklendiğiyle başlanmalı. Ekonomik, sosyal, siyasal buhranlar veya savaşlar tahlil edildiğinde her zaman altında daha büyük ekonomik beklentilerin olduğu gerçeği yatmaktadır. COVID-19 salgını dikkatli tahlil edildiğinde de yazımın temelini oluşturan ekonomik ve toplumsal beklentileri ne derece karşıladığını göreceksiniz. Önce ekonomik sebeplerine deyineyim virüsün yayıldığı ülkelere bakıldığında en başta ekonomik kaoslar yarattığını görmekteyiz. Temelde gelişmiş ülkelerin para birimlerinin asla değer kaybetmediğini hatta gelişmekte olan veya gelişmemiş ülkelerin para birimlerinden daha değerli hale geldiklerini görüyoruz. Bunun yanı sıra ülkelerin sahip olduğu tek uluslu şirketlerin borsadaki değerleri ele ayağa düşmektedir, bu durum yabancı ulusların borsası çöken ülkelerde şirketlere düşük yatırımlarla ortak olmasını sağlamaktadır. Yani demem o ki temelde virüs olarak görünen şey aslında tek uluslu büyük veya küçük şirketlerin çok uluslu hale gelmesine sebebiyet vermektedir. Gelişmiş ülkelerin para baronları için yeni ülkelere yolculuğun kapısı açılmıştır. Yayılmakta olan şey virüs değil ekonomik ve toplumsa değişimleri beraberinde getiren yeni bir haçlı seferidir. Bugün size ifade ettiğim şeyler çok uçuk gelebilir ama biliniz ki haçlı seferleri de bittikten tam 100 yıl sonra ancak sebepleri ve sonuçlarıyla anlaşılabilmiştir. Modern çağ için 100 yıl efsanevi bir süredir bu sebeple ben COVID-19 etkilerinin ancak bir iki yıl sonra gerçek sebepleriyle anlaşılabileceğini düşünüyorum. Yazı dizim boyunca ekonomik tahlilleri derinleştirecem fakat bugünkü yazımda aynı zamanda toplumsal eksenimiz üzerindeki etkisini de ele almak istediğimden burada ara veriyorum.
COVID-19 geride kaldığında hepimiz bir virüsün toplumsal yaşantımız üzerinde nasıl bu kadar etkili olduğunu düşünüp duracağız. Öncelikle artık yaşantımızda kağıt para olmayacak, herşey dijital para birimleriyle alınıp satılacak, hesaplarımızdaki para sadece rakamlardan ibaret olacak. Elbette kimimiz bunun yaşantımızı kolaylaştıran bir faktör olduğunu düşünecek ama yarattığı risklerin de dilerim farkına varılır. Şöyle düşünün cebinizde bir miktar para var ve evinize doğru giderken sırasıyla fırına, kasaba ve markete uğradınız poşetinize ne doldurduğunuzu ve cebinizde ne kadar paranız kaldığını kimse bilmiyor. Ama dijital para kullanmaya başladığınızda master card, visa, maestro card seçenekleri dışında hiçbir alternatifiniz olmayacak, dolayısıyla cebinizdeki parayi nereye harcadığınızdan tutun da ne tür bir eti sevdiğinize hangi tür ekmeği yediğinize kadar her türlü bilgiyi malum 3 firmanın eline vermiş oluyorsunuz. Bu arada her üç kart da Amerikan malı. Peki bu bilgiyi ellerine vermek ne işlerine yarayacak derseniz o zaman telefonlarınızda karşınıza çıkan reklamlara göz gezdirin onların hiçbiri tesadüf değil daha çok alasınız diye belki de telefonda arkadaşınıza tarif ettiğiniz ürün size pazarlamaya çalışılıyor. Yani demem o ki verdiğiniz her bilgi sizin tercihlerinizi öğrenmelerini sağlayacak ve size daha çok şey satmak için daha az kafa yormak zorunda kalacaklar.
COVID-19 sürecinin getireceği başka bir yenilik ise dijital yaşantımız olacak, evlere kısıldığımız bugünlerde mecburen yaptığımız gibi daha çok internet alışverişlerine yönelecez, çok uluslu büyük şirketleri daha çok büyütecez köşe başında daha az market bırakacaz ve aslında küçük intiharlar yaratacağız toplumumuzda. Daha az bir araya gelecez az sohbet edecez daha çok yazışmayı tercih edecez ve birileri bizim ne konuştuğumuzu daha çok dinleyebilecek, çünkü yüz yüze konuşmaya bırakacak sözümüz kalmayacak.
Yeniden görüşünceye dek şimdilik evdekalın...

Yorumlar (0)