Tuz koktu

Tuz kokar mı? Tabii ki kokmaz. Ancak bu, görünen pisliği yok sayan, gizleyen ama kokusu saklanamayan kusurlar için söylenmiş bir sözdür.

21 yıldır iktidardakilerin olumsuz bir durum karşısında, cevap verecek sözü olmayınca öz eleştiri yapmak yerine muhalefeti suçlaması normal mi?

Evet, tuz kokmuşsa suçlar…

Yasama, yürütme ve yargı parlamenter sistemde mi daha bağımsızdı? Yoksa Cumhurbaşkanlığı sisteminde mi daha bağımsız? Cevabınızı duyar gibiyim!

Adalet gerçekten bağımsız bir şekilde temsil edilebiliyor mu? Cevabınızı duyar gibiyim!

Hükümet izlediği göçmen politikasını halka sorsa ve referandum yapsa, sonuç nasıl çıkar sizce? Cevabı o kadar net ki.

Yeni iç işleri bakanı her gün suçluları yakalıyor. Sayfa sayfa haberleri yapılıyor. Mafya, katil, kara para aklayanlar, göçmen kaçakçıları yakalanıyor.

Hiç kimse de çıkıp demiyor ki önceki ne iş yaptı o zaman!

Sağır sultan bile duydu, devlet içindeki yandaş ihlalleri, kamu görevlilerinin iş takiplerini, adam kayırmalarını ve alınan rüşvetleri!

Kendi menfaatleri için halkı yok sayanlardan, hiç tutuklananı ya da ceza verilenini gördünüz mü, duydunuz mu? Cevabınızı duyar gibiyim!

Her şeyden haberdar olan bir Cumhurbaşkan’ı;

Montaj bir video ile halkın karşısına geçerek siyaset yapıp sonrasında ise “montaj montaj ben onu bunu bilemem” diyebilir mi?

Karşı görüşte olan seçmen için terörist, ipsiz sapsız, cibilliyetsiz diyerek toplumu ayrıştırır mı?

Karşı görüşte olup da seçilen belediyelere topal ördek muamelesi yapar mı? Halka verilecek hizmet bilinçli olarak engellenir mi?

TÜİK aracılığı ile gerçek enflasyonu gizleyip emeklisini, esnafını, vatandaşını perişan eder mi?

Evet, eder. Tuz kokmuşsa eder.

Burada kime ceza kesiliyor tabi ki vatandaşın ta kendisine…

Parlamenter olmayan bu cumhurbaşkanlık sistemlerinde, olumsuz kararlar alınarak halkın mağdur edilmesini örneklerini dünyanın birçok ülkesinde de görebiliriz.

Cumhuriyet çok önemli bir yönetim şeklidir. Lakin mevcut siyasi partiler kanunu ile bu yüzyılda insanlığı yönetebilmek artık pek mümkün görünmüyor. Seçme seçilme kuralları değişmeli! Parti üyeleri adaylık sürecinde belirleyici olmalı.

Demokratik kurallar dâhilinde! “Beni halk seçiyor. Ben de böyle yönetiyorum. Var mı itirazın?” denildiğinde, hiç bir sözün olamaz. İşte o zaman ekmeğin de kokar tuzunda!

Bizler için o zaman kimin ülkeyi yönettiği, kimin hangi adaylarla karşımıza çıktığının ne önemi kalıyor ki? 75 yıldır sağ görüş, ülkeyi, sol görüş belediyelerin bir kısmını yönetiyor. Vatandaş ise sadece onay memuru oluyor.

Belediyelerin borçlarının hesabı hiç soruluyor mu? Yönettiği kurumu zarara uğrattığı belirlenen yöneticinin hakkında soruşturma açılıyor mu? Eğer açılsa ve bir daha aday olamasa, hangi yönetici bu şekilde bir daha sorumsuz davranabilir?

Faiz sebep, enflasyon sonuç” tezinin bu ülkeye maliyeti 500 milyar dolar! Peki, faturayı kim ödeyecek?

Sınırsız seçilme hakkı ver, zararın hesabını sorama, sürekli aynı kişileri seç ve farklı bir sonuç almayı bekle! Olmaz.

Hangi partinin adayı kazanırsa kazansın gerçek şu ki mevcut sistemde çoğunlukla günün sonunda sen kaybediyorsun.

Partilerde delege sistemi kalkmalı. Partisine kayıtlı her üye asil delege statüsü almalı, ön seçim olmadan aday belirlenmemeli. Ön seçimi ise, partisine kayıtlı tüm üyeler belirlemeli. Tüm adayları, meclis üyesini de, belediye başkanını da, milletvekilini de genel başkanı da bu üyeler seçmeli.

Gör bakalım o makamlara bir daha kötü, beceriksiz, yetersiz insanlar gelebilecek mi? Aday olmaya cesaret bile demezler.

Son olarak, bu güzel ülkemizin refaha erebilmesi için milliyetçilerin elinden milliyetçiliği, İslamcıların elinden dini, Atatürkçülerden ise Atatürk’ün alınması gerektiğini düşünüyorum.

Bu değerler üzerinden politika yapılması terk edilmediği sürece bu halka huzur, refah ve güzel günler çok uzak. Siyaset adaleti tesis etmeli, siyaset halkın güvenliğini sağlamalı, siyaset halkın sağlığını korumalı, siyaset makamı seni huzurlu yaşamanı tesis etmeli, siyaset bilime ve eğitime önem vermeli.

Yapılması gereken siyaset kuralları değişmeli ve siyasetin ve siyasetçinin kalitesi arttırılmalı.

Mevcut kurallar ve şartlarla seçimler yapıldığı sürece kimin, hangi görüşün seni yönettiğinin ya da hangi partinin kazandığının hiçbir önemi yok çünkü sen her şartta kaybediyorsun…

Tuz koktu haberin olsun.

Bu yazı toplam 105 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Kanun Göçer Arşivi