24.10.2020, 06:09

Çakmak

Çatalca Belediyesi 65 dönüm tarım arazisini satışa çıkarmaya hazırlanıyor. Gözlemlediğim kadarıyla bu satışa cılız bir tepki var. Özellikle muhalefet satışa tepkisini çok cılız bir şekilde ortaya koyuyor.

Geçmiş dönemde yani Çatalca Belediyesi CHP tarafından yönetildiği bir önceki dönemde, aynı satış ve benzerleri yapılmak istenmiş o gün Çatalca’da muhalefet konumunda olan AK Parti adeta ortalığı ayağa kaldırmış Çatalca’nın tarım arazilerini, Çatalca’nın toprağını sattırmayız diye kamuoyu oluşturmuş, hatta biraz daha ileriye gidip Çatalca Belediyesi’ne yürümüşler, belediye önünde basın açıklaması yaparak satışlara tepkilerini ortaya koymuşlardı. Bugün aynı tepkiyi veyahut benzer tepkilerde CHP, İYİ Parti gibi muhalefetten bekleniyor. Bir önceki dönem yönetimi, Çatalca Belediyesi’ne taşınmaz olarak bazı kazanımlar getirmişti. Hatırladığım kadarıyla 400 dönüm civarı bir taşınmaz Çatalca Belediyesi’ne bir şekilde kazandırılmıştı. Şimdiki Çatalca Belediyesi Yönetimi yani AK Partili yönetim bu satın alınan tarla, arsa her neyse bunlar için çekildiği söylenen krediyi ödemeye devam ediyor olabilir. Devlette devamlılık esas kabul edildiği için her hizmet kaldığı yerden devam eder.

Bugün Sayın Mesut Üner yönetimindeki Çatalca Belediyesi’ne henüz bu gibi bir kazanım sağlanmadı. Belki ilerleyen zamanlarda belediyenin taşınmazlarına yeni değerler kazandırabilirler. Ancak böyle bir kazanım altına imza atmadan, geçmişte eleştirdiğin yöneticilerin yaptığı ve sizin engel olmak için çaba harcadığınız bir satışı daha ikinci yılınızı tamamlamadan yaparsanız tepki çekersiniz.

Çatalca Belediyesi’nin borcu var diye bilirsiniz. Cem Kara’da zamanında borçlu bir belediye aldı ve üstelik arkasında iktidar partisinin gücü yoktu. Makam aracı bile haczedildi. Ama o ilk dönem arsa, tarla satışına gitmedi. Sayın Mesut Üner, iktidar partisine mensup bir belediye başkanı olarak iktidardan aldığı güce, desteğe her seferinde vurgu yaparken, borçtan dolayı bu satışları yapıyorum derse sınıfta kalır. Başkan Mesut Üner’in borçlar için satışa karar verdikleri yönünde bir açıklaması olmamasına karşı Başkan Yardımcısı Hüseyin Aydın; ” Merhum Başkan Cem Kara’nın promosyon olarak dağıttığı çakmakların borçlarını ödemek için 65 dönümlük arazı satışını gerekli gördükleri yönünde talihsiz bir açıklama yapıyor. Dağıtılan çakmaklar altın değerinde olmalı ki 65 dönüm arazi satılarak borcu ödenebilsin. Bu açıklamayı Mesut Üner’in destekleyeceği kanaatinde değilim fakat herkesin ağzına da kelimelerini süzecek bir süzgeç takmasıda mümkün değil. Başkan Yardımcısı bulunduğu koltuğun ağırlığını henüz idrak edememiş olmalı ki böylesi ciddiyetsiz ve hafif açıklamalarda bulunuyor.

Millet bahçesi yapan, yüzme havuzu yapan, çöp kamyonları hibe eden hiç bir destekten kaçınmayan bir iktidar gücünün var olduğunu söylerken, çakmak borcunu ödemek için yer satmaya mecbur kalmanıza neden duyarsız kalınıyor ve katkı sunulmuyor diye sormazlar mı? Borçları bahane ederek daha hizmet yılınızda, ikinci yılınızı tamamlamadan ikinci bir yeri daha satmaya kalkışırsanız o bahsettiğiniz iktidar gücünün yanlızca belirli kıstaslar içerisinde olduğunu gösterir.

Sevgili okurlar demem o ki, her zaman söyledim tekrar söylüyorum. Belediyeler yer alabilir yer satabilir. Ben bunda yanlış bir durum görmüyorum. Zaten yasalarda buna izin veriyor. Ancak buradaki satışlar Çatalca’da siyaset yapan politikayla uğraşanlara ders olacak nitelikte…

Sayın Mesut Üner bir önceki dönemde Çatalca Belediyesi AK Parti Meclis Üyesiydi. Bu gün ihale ile satmak istedikleri tarım arazisinin CHP’li Belediye Başkanı Cem Kara döneminde satılmak istendiğinde bu satışı durdurmak için mahkemeye gitmişlerdi. Şimdi aynı yeri kendileri satmak istiyor. Demek ki o zaman konu Çatalca’nın toprağına sahip çıkmak değilmiş, yönetimi halk nezdinde zor duruma düşürmek, hizmete engel olmakmış. Ya da sen satamazsın ancak biz satarız fikriymiş.

Yukarıda siyaset yapan, politikayla uğraşanlara ders niteliğinde dedim ya, geleceği düşünmeden öyle düz mantıkla olmuyor bu işler. Ben diyorum ki; o günkü Çatalca’da ki Ak Partili yöneticiler gelecekte Çatalca Belediyesi’ni alabileceklerini düşünemedikleri için olmalı tüm güçlerini yönetimi yıpratmak amaçlı kullanarak satışları engelledikleri izlenimi yaratmaktadır. Yarın biz yönetime gelirsek bazı taşınmazları satmak zorunda kalabiliriz diye düşünmeyip günü kurtarmaklık stratejiler geliştirdiler. Bugün durum değişti günlük stratejiler şimdi ayaklarına dolanıyor. Başkası satamaz karşıyız, biz istersek satarız fikri halkın gözünde samimiyetsizlik olarak değerlendiriliyor.

Sayın Mesut Üner, satış ihalesinin ardından eleştirilere maruz kalacağını ve bu gibi değerlendirmelerin olacağını tahmin edecek kadar zeki bir adam. Demek ki bu satışlar acil olarak yapılmalı, acil bir ihtiyaç var ve iktidarda bu ihtiyacı çözemiyor olmalı. Yoksa satışın yönetime geleli ikinci yıl dolmadan yapılmasını istemezdi. Ya da Sayın Üner’in yanındakiler Belediye Başkanı’nın halkın gözünde düşeceği zor durumu hesap etmeden satış ihalesinin altına imzasını atmasını istediler.

Daha henüz 65 dönümlük tarım arazisi satılmadı. İhale 27 Ekim tarihinde gerçekleşecek. Belki Mesut Üner bu satıştan vazgeçecektir. Ama ben tekrar söylüyorum. Belediyelerin yer alıp satması kadar doğal bir durum yok. Çatalca’ya güzel hizmetler gelecekse satılsın. Ancak bu demek değil ki her yapılacak hizmet içinde yer satılması uygundur. Satış en son çare olmalıdır. Bu satış sonrası ilçenin bazı kazanımlar da elde etmesi gerekir ki satış amacına ulaşsın. Satışın sebebi ve hangi hizmet için kullanılacağı kamuoyu ile paylaşılmazsa kafalarda soru olarak kalır ve sonucu güvensizlik olur. Güven kaybermekten daha kötüsü kaybettiğin güveni tekrar kazanamamaktır.

Yorumlar (1)
aşkın gündoğan 1 ay önce
Büyük lokma yut,büyük söz söyleme ! Gün gelir tükürdüğünü yalatır Allah insana....