21.06.2022, 05:51

Sayın Kılıçdaroğlu’ndan Sayın Cumhurbaşkanına “Kasım” jesti

24 Eylül 2021 de kaleme aldığım “Erken seçim olur mu? Aday kim olur? Seçimi kim kazanır?”

başlıklı makalemde erken seçimin 2022 yılı sonbaharında olacağına vurgu yapmıştım. Çünkü Sayın Cumhurbaşkanının tekrar aday olabilmesi için erken seçim kararı alması gerekiyordu yani “Anayasaya ve Anayasa Mahkemesi engeline takılmadan” adaylığını Türkiye Büyük Millet Meclisine onaylatmaktan başka şansı yoktu.

Nitekim hem Sayın Temel Karamollaoğlu’nun “Sayın Cumhurbaşkanı erken seçim kararı alırsa Meclis sayesinde tekrar aday olabilir.” söylemi hem de Sayın Kılıçdaroğlu’nun erken seçim olarak kasım ayını işaret etmesi her iki düşüncemi de doğrular nitelikteydi.

Peki Sayın Kılıçdaroğlu nasıl oluyordu da beceriksizlikle, ihanetle suçladığı Sayın Cumhurbaşkanına “Yüreğin yiyorsa erken seçim kararı alırsın” diyerek anayasaya göre Haziran 2023 seçinlerinde aday olması mümkün olmayan birini erken seçime zorlayarak tekrar aday olmasının önünü açmaya çalışabiliyordu.

Belki de Sayın Cumhurbaşkanı görev süresinin uzatılması ile ilgili muhalefetten bir talepte bulunmuş da olabilirdi. Çünkü Sayın Kılıçdaroğlu şapkadan tavşan çıkarır gibi “kasım”ı işaret etmesi Sayın Cumhurbaşkanının aday olmasının önünü açan bir hareketti ve bu müzakere ve mütalanın devam ettiğine (yani) süre uzatımı talebinin kabul gördüğüne dair bir işaret gibiydi.

Ki iç politik beyanlardan tutun da muhalefete “siz bu yabancı ülke Büyükelçileri ile niçin ve neyi görüşüyorsunuz” söylemi. Yargı yetkisinin devri pahasına da olsa, Kaşıkçı dosyası üzerinden Umre ziyaretine gidilmesi. Eyyy İsrail, Rabia, 15 Temmuz finansörü BAE (Birleşik Arap Emirliklerin) den bugünkü dolar temalı diplomasi vaziyeti. Ve son olarak Finlandiya - İsveç - NATO hattında yaşananları İrdeleyince bütün bunların süre uzatımı alınabilmesi için bir girişime benziyor gibiydi.

Şayet ek süre talebi muhalefet tarafından reddedilir ve seçimler Haziran 2023 yılında yapılırsa bu defa devreye Sayın Bahçelinin gireceğini ve Cumhur İttifakının adayı olarak Sayın Hulusi Akar’ı öne süreceğini düşünmekteyim.

Bunun tam aksi olur Sayın Cumhurbaşkanının süre uzatım talebi kabul görürse geriye altılı masanın adayını açıklaması kalır. Ve bu aday da Sayın Cumhurbaşkanının kazanmasını garanti edecek nitelikte olacağını düşünmekteyim.

Örneğin; Sayın Karamollaoğlu gibi.

Bu arada Sayın Kılıçdaroğlu’nun “kasım” çıkışı için her ne kadar kızmış olsam da Sayın Cumhurbaşkanının aday olması ve tekrar kazanmasının gerektiğini düşünüyorum. Çünkü ülkemize hangi amaçla getirildiğini bilmediğimiz Suriyelilerin tekrar gönderilmesi, devletin kurumlarından ve siyasetin içindeki cemaatçilerin temizlenmesi, bugünkü iktidar tarafından değil de Millet İttifakı iktidarı döneminde yapılırsa bunun adı “din, islamiyet ve müslümanlara karşı bir ayaklanma” olarak lanse edilebilir.

Bu arada sadece Sayın Cumhurbaşkanı değildi yirmi yıllık sürenin nihayete erdiğini düşünen. Mesela; dün ekmek arası köfte ayran, makarna, kömür ve 100 lira için bu ülke insanının geleceğini iç edenlerin de canı yanmaya başlamış olacak ki “verdiğimiz oylar haram olsun” sesleri yükselmeye başlamıştı.

Yorumlar (0)